“Ben görsel öğreniyorum.”

“Ben dinleyerek daha iyi anlıyorum.”

“Çocuğum yazarak çalışınca öğreniyor.”

Bu cümleleri özellikle öğrenciler ve ebeveynler arasında sıkça duyuyoruz. Öğrenme Stilleri çocuğun kendisini tanıması ve kendisine uygun çalışma yöntemini bulması elbette önemli. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var:

Bir öğrenciyi yalnızca “görsel”, “işitsel” veya “kinestetik” olarak sınıflandırmak, onun nasıl daha iyi öğreneceğini açıklamak için yeterli değildir.

Peki o zaman çocuğa uygun ders çalışma yöntemi nasıl belirlenmeli?

Asıl bakılması gereken, öğrencinin yalnızca kendisini hangi öğrenme stiline yakın hissettiği değil; hangi derste, hangi görevde, hangi yöntemle ve hangi koşullarda daha iyi öğrenebildiğidir.

Bu yaklaşım, ders çalışma alışkanlığını öğrencinin gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirmeyi sağlar.


Öğrenme stilleri ve çocuğa uygun ders çalışma yöntemi
Her öğrenci farklıdır; önemli olan doğru çalışma yöntemini bulmaktır.

Öğrenme Stili Nedir?

Öğrenme stili kavramı, insanların bilgiyi öğrenme ve işleme biçimlerinin birbirinden farklı olabileceği düşüncesine dayanır.

Bu nedenle yıllardır öğrenciler için:

  • Görsel öğrenen,
  • İşitsel öğrenen,
  • Kinestetik öğrenen

gibi sınıflandırmalar kullanılıyor.

Örneğin bir öğrencinin şema ve görsellerden yararlanmayı sevmesi, başka bir öğrencinin konuyu konuşarak açıklamaktan hoşlanması mümkün.

Ancak bir öğrencinin kendisini bir öğrenme stiline ait hissetmesi, yalnızca o yöntemle daha iyi öğrenebileceği anlamına gelmez.

Bu ayrımı yapmak özellikle eğitim sürecinde önemlidir.

Çünkü çocuk:

“Ben işitsel öğreniyorum, o yüzden yazarak çalışamam.”

düşüncesine kapılırsa kendisi için faydalı olabilecek yöntemleri gereksiz yere dışlayabilir.


Her Öğrenci İçin Tek Bir Öğrenme Yöntemi Var mı?

Hayır.

Bir öğrencinin matematik öğrenirken kullandığı etkili yöntem ile fen bilimleri çalışırken kullandığı yöntem aynı olmak zorunda değildir.

Hatta aynı öğrenci için bile öğrenme görevi değiştiğinde en etkili çalışma yöntemi değişebilir.

Örneğin:

Bir kavramı öğrenirken:
Kısa konu anlatımı + örnekler faydalı olabilir.

Bilgiyi hatırlamayı geliştirirken:
Kendini test etmek daha etkili olabilir.

Matematikte bir beceriyi geliştirirken:
Farklı soru tiplerini çözmek ve hataları analiz etmek gerekebilir.

Bir konuyu gerçekten anlayıp anlamadığını kontrol ederken:
Konuyu kendi cümleleriyle açıklamak oldukça işlevsel olabilir.

Dolayısıyla “Bu çocuk hangi öğrenme stilinde?” sorusundan önce:

“Bu öğrencinin şu anda öğrenmesi gereken şey ne?”

sorusunu sormak daha doğru bir başlangıçtır.


Çocuğun Ders Çalışma Yöntemi Nasıl Belirlenmeli?

Öğrenciye uygun yöntemi belirlerken dört noktaya bakılabilir:

1. Öğrencinin ihtiyacı

Öğrenci yeni bir konu mu öğreniyor?

Yoksa daha önce öğrendiği bilgileri mi hatırlamaya çalışıyor?

2. Dersin yapısı

Matematik, Türkçe, fen bilimleri veya İngilizce için aynı çalışma yöntemi her zaman uygun olmayabilir.

3. Öğrencinin mevcut alışkanlıkları

Çocuk şu anda nasıl çalışıyor?

Çalışırken en çok nerede zorlanıyor?

4. Sonuç

En önemli ölçütlerden biri de budur.

Öğrenci bir yöntemi kullanıyor olabilir ama gerçekten öğreniyor mu?

Bunu anlamanın yolu yalnızca çalışma sırasında kendisini iyi hissetmesine bakmak değildir.

Öğrendiklerini daha sonra hatırlayabiliyor mu? Soruları çözebiliyor mu? Bilgiyi yeni bir soruda kullanabiliyor mu?

Asıl değerlendirme burada yapılmalıdır.


“Çok Çalıştım” ile “Gerçekten Öğrendim” Aynı Şey Değildir

Ders çalışırken öğrencinin kendisini başarılı hissetmesi ile bilgiyi gerçekten öğrenmiş olması birbirinden farklı olabilir.

Örneğin bir öğrenci ders kitabını birkaç kez okuyabilir.

Çalışma sırasında:

“Evet, bunu biliyorum.”

diye düşünebilir.

Fakat kitabı kapatıp kendisine:

“Bu konuyu kendi cümlelerinle anlatabilir misin?”

dendiğinde zorlanabilir.

Bu nedenle çalışma yöntemini değerlendirirken yalnızca “Çalışırken kolay geldi mi?” sorusuna bakmamak gerekir.

Daha önemli soru:

“Çalıştıktan sonra öğrendiğini gösterebiliyor mu?”

olmalıdır.


Pasif Çalışma ve Aktif Çalışma Arasındaki Fark

Öğrencilerin ders çalışırken yaptığı bazı etkinlikler bilgiyle temas etmelerini sağlar ancak öğrenmeyi yeterince test etmeyebilir.

Örneğin:

  • Kitabı tekrar tekrar okumak,
  • Altını çizmek,
  • Deftere uzun uzun geçirmek,
  • Çözümü izlemek

öğrencinin konuyla ilgilenmesini sağlar.

Fakat öğrencinin bilgiyi kendisi geri çağırmasını veya kullanmasını gerektiren çalışmalar farklı bir işlev görür.

Örneğin:

  • Kitabı kapatıp konuyu anlatmak,
  • Kendine soru sormak,
  • Hatırladıklarını yazmak,
  • Soruları yardım almadan çözmek,
  • Yanlışlarını nedenleriyle incelemek

öğrencinin gerçekten ne bildiğini görmesine yardımcı olur.

Bu nedenle çalışma planında yalnızca “kaç dakika çalıştı?” değil, “o sürede ne yaptı?” sorusu da önemlidir.


LAAS Öğrenme Kontrolü: “Anladım mı, Yapabiliyor muyum?”

Öğrencinin bir konuyu öğrenip öğrenmediğini değerlendirirken kullanılabilecek basit bir kontrol yöntemi oluşturabiliriz.

Aşama 1 — Anlatabiliyor muyum?

Kitaba bakmadan konunun temel fikrini kendi cümlelerimle anlatabiliyor muyum?

Aşama 2 — Uygulayabiliyor muyum?

Öğrendiğim bilgiyi bir soruda kullanabiliyor muyum?

Aşama 3 — Değişen Soruda Kullanabiliyor muyum?

Soru biraz farklı sorulduğunda da öğrendiğim bilgiyi kullanabiliyor muyum?

Aşama 4 — Hata Yapınca Nedenini Bulabiliyor muyum?

Yanlış yaptığımda yalnızca doğru cevaba mı bakıyorum, yoksa hatamın nedenini anlayabiliyor muyum?

Bu dört aşama öğrencinin çalışma yöntemini değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Çünkü öğrenmek yalnızca bilgiyi görmek değil, bilgiyi gerektiğinde kullanabilmektir.


Çocuğunuz “Yazarak Öğreniyorum” Diyorsa Ne Yapmalısınız?

Çocuğun yazmayı sevmesi kötü bir şey değildir.

Not almak, önemli noktaları kendi cümleleriyle özetlemek veya bir konuyu düzenli biçimde yazmak öğrenme sürecine katkı sağlayabilir.

Ancak burada da bir sınır vardır.

Öğrenci kitabı açıp sayfalarca bilgiyi defterine geçiriyorsa, ortaya çok düzenli bir defter çıkabilir.

Fakat bu defterin güzel olması, konunun öğrenildiğini garanti etmez.

Bu nedenle yazma çalışmasının sonuna küçük bir kontrol eklenebilir:

“Şimdi defteri kapat. Bana bu konuyu üç cümleyle anlat.”

Eğer öğrenci anlatabiliyorsa yazma çalışması anlamlı bir öğrenme sürecinin parçası hâline gelmiştir.


Çocuğunuz Görselleri Seviyorsa Ne Yapmalısınız?

Şema, tablo, grafik, renkli notlar ve görseller bazı öğrencilerin bilgiyi düzenlemesine yardımcı olabilir.

Özellikle:

  • Kavramlar arasındaki ilişkileri göstermek,
  • Bilgileri karşılaştırmak,
  • Süreçleri sıralamak,
  • Büyük bir konuyu parçalara ayırmak

için görsel düzenlemeler oldukça kullanışlı olabilir.

Ancak görsel kullanmak da tek başına yeterli değildir.

Örneğin öğrenci bir konunun haritasını oluşturduktan sonra haritaya bakmadan bilgileri hatırlamayı denemelidir.

Böylece görsel, öğrenmenin kendisi değil; öğrenmeyi destekleyen bir araç hâline gelir.


“Ben Bu Derste Kötüyüm” Demeden Önce Buna Bakın

Öğrenciler zaman zaman belirli derslerde başarısız olduklarını düşünür.

“Ben matematikçi değilim.”

“Fen benim hiç iyi olduğum bir ders değil.”

“Türkçeyi anlamıyorum.”

gibi ifadeler kullanılabilir.

Oysa bazen sorun öğrencinin yeteneğinden çok çalışma biçimi ile öğrenme ihtiyacı arasındaki uyumsuzluk olabilir.

Örneğin öğrenci:

  • Konuyu anlamadan soru çözmeye geçiyor olabilir.
  • Soruları çözüyor ama yanlışlarını analiz etmiyor olabilir.
  • Çok uzun süre çalışıyor ama bilgiyi geri çağırma pratiği yapmıyor olabilir.
  • Zorlandığı noktayı belirlemek yerine bütün konuyu tekrar ediyor olabilir.

Bu nedenle “Ben bu derste kötüyüm.” demeden önce:

“Bu derste şu anda tam olarak neyi yapamıyorum?”

sorusunu sormak daha faydalıdır.


Ders Çalışma Yöntemini Değiştirmek Ne Zaman Gerekir?

Bir yöntem öğrencinin işine yaramıyorsa bunu fark etmek önemlidir.

Şu belirtiler çalışma yönteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterebilir:

  • Öğrenci uzun süre çalışmasına rağmen bilgileri hatırlayamıyorsa,
  • Aynı konu tekrar tekrar unutuluyorsa,
  • Konuyu bildiğini düşünüp sorularda uygulayamıyorsa,
  • Çözümleri izlediğinde her şey kolay görünmesine rağmen kendi başına çözemiyorsa,
  • Yanlışların nedenleri sürekli aynıysa.

Bu durumda çalışma süresini artırmadan önce çalışma biçimini değiştirmek daha doğru olabilir.


Ebeveynler Çocuklarının Öğrenme Sürecinde Ne Yapabilir?

Ebeveynlerin görevi çocuğun başında sürekli durup nasıl çalışacağını söylemek değildir.

Daha faydalı olan, öğrencinin kendi çalışma sürecini fark etmesine yardımcı olmaktır.

Örneğin:

“Bugün kaç saat çalıştın?”

yerine bazen:

“Bugün ne öğrendin?”

sorusu daha anlamlı olabilir.

Bunun yanında:

“En kolay gelen bölüm hangisiydi?”

“En çok nerede zorlandın?”

“Yanlış yaptığın sorularda ortak bir şey fark ettin mi?”

gibi sorular öğrencinin kendi öğrenme sürecini değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Bu yaklaşım zamanla öğrencinin kendi öğrenmesinin sorumluluğunu daha fazla üstlenmesini destekleyebilir.


Çocuğunuza Uygun Çalışma Yöntemini Bulmak İçin Mini Kontrol Listesi

Bir çalışma yöntemini denedikten sonra şu beş soruya bakabilirsiniz:

☐ Çocuğum konuyu kendi cümleleriyle anlatabiliyor mu?

☐ Öğrendiği bilgiyi sorularda kullanabiliyor mu?

☐ Birkaç gün sonra bilgiyi hatırlayabiliyor mu?

☐ Farklı soru biçimleriyle karşılaştığında zorlanıyor mu?

☐ Yanlış yaptığında nedenini açıklayabiliyor mu?

Bu soruların cevapları, öğrencinin çalışma yönteminin gerçekten işe yarayıp yaramadığı hakkında “Ben bu yöntemi seviyorum.” demekten daha güçlü ipuçları verir.


Çocuğunuza Bir “Öğrenme Stili” Değil, Doğru Çalışma Stratejisi Kazandırın

Her öğrencinin ilgi alanları, alışkanlıkları, güçlü yönleri ve zorlandığı noktalar farklı olabilir.

Bu farklılıkları dikkate almak önemlidir.

Ancak çocuğu yalnızca “görsel öğrenci”, “işitsel öğrenci” veya “kinestetik öğrenci” şeklinde sınıflandırmak, onun eğitim sürecini açıklamak için yeterli değildir.

Daha sağlıklı yaklaşım; öğrencinin hangi bilgiyi öğrenmeye çalıştığına, nerede zorlandığına, hangi çalışma yöntemini kullandığına ve çalışmanın sonucunda gerçekten ne yapabildiğine bakmaktır.

Çünkü eğitimde asıl soru:

“Çocuğum nasıl bir öğrenci?”

değil,

“Çocuğum şu anda neyi öğrenmeye çalışıyor ve bunu öğrenmesine hangi yöntem gerçekten yardımcı oluyor?”

olmalıdır.

LAAS Akademi‘de de öğrenciyi tek bir öğrenme kalıbına yerleştirmek yerine, öğrencinin akademik ihtiyaçlarını, çalışma alışkanlıklarını ve gelişimini birlikte değerlendiren kişiye özel bir eğitim yaklaşımını önemsiyoruz.

Çünkü her öğrenci aynı yöntemle öğrenmez; fakat her öğrenci için işe yarayan yöntemi aramak mümkündür.


Sık Sorulan Sorular

Öğrenme stilleri gerçekten var mı?

Öğrencilerin öğrenme tercihleri ve bireysel farklılıkları vardır. Ancak bir öğrencinin yalnızca görsel, işitsel veya kinestetik olarak sınıflandırılması ve sadece o yöntemle çalışmasının daha iyi öğrenmesini sağlayacağı düşüncesi yeterli bilimsel dayanağa sahip değildir.

Çocuğumun öğrenme stilini nasıl öğrenebilirim?

Bir test sonucuna göre kesin bir öğrenme stili belirlemek yerine öğrencinin farklı çalışma yöntemlerine verdiği tepkileri ve bu yöntemlerin öğrenme sonucuna nasıl yansıdığını gözlemlemek daha anlamlıdır.

Çocuğum yazarak çalışmayı seviyorsa devam etmeli mi?

Evet, yazmak faydalı bir çalışma aracıdır. Ancak yazılanların daha sonra hatırlanıp hatırlanmadığını ve sorularda kullanılabildiğini kontrol etmek gerekir.

Ders çalışırken video izlemek öğrenmek için yeterli mi?

Video anlatımları özellikle yeni bir konuyu anlamaya başlarken yararlı olabilir. Fakat öğrencinin bilgiyi kendisinin hatırlaması, açıklaması ve uygulaması için aktif çalışma aşamalarının da eklenmesi gerekir.

Çocuğum çok çalışıyor ama sınav sonuçları değişmiyorsa ne yapmalıyız?

Öncelikle çalışma süresini artırmak yerine çalışma biçimini incelemek gerekir. Öğrencinin ne yaptığı, bilgiyi nasıl tekrar ettiği, soru çözerken hangi hataları yaptığı ve öğrendiklerini ne kadar süre sonra hatırlayabildiği değerlendirilmelidir.

Powered by Joinchat

LAAS Akademi'ye sosyal medyadan mı ulaştınız? 👋

Programlarımız hakkında merak ettiğiniz tüm detayları doğrudan ekibimizden öğrenebilirsiniz.

WhatsApp'tan Bilgi Al →

ChatGPT'den LAAS Akademi'yi mi keşfettiniz? 👋

Programlarımız hakkında merak ettiğiniz tüm detayları doğrudan ekibimizden öğrenebilirsiniz.

WhatsApp'tan Bilgi Al →