LGS Fen Bilimleri dersinde bazı öğrenciler konuları çalıştıkları hâlde sorularda bekledikleri başarıyı gösteremeyebiliyor.
Konu anlatımını izliyor, defterini okuyor, önemli bilgilerin altını çiziyor ve hatta bazı kavramları ezberliyor. Ancak soru karşısına geldiğinde:
“Bunu biliyorum ama soruyu çözemiyorum.”
diyebiliyor.
Özellikle LGS‘de öğrenciden yalnızca bilgiyi hatırlaması değil, bilgiyi verilen durum içerisinde kullanması ve yorumlaması beklenebiliyor.
Bu nedenle Fen Bilimleri çalışırken yalnızca “konuyu bitirmek” üzerine kurulu bir çalışma düzeni öğrencinin ihtiyacını karşılamayabilir.
Peki LGS Fen Bilimleri nasıl çalışılır? Bir konuyu gerçekten öğrenmek ile sadece ezberlemek arasındaki fark nedir?

1. Konuyu okuyup geçmek öğrenmek anlamına gelmez
Bir konuyu birkaç kez okumak, öğrencinin kendisine konuyu öğrendiğini hissettirebilir.
Örneğin öğrenci bir Fen Bilimleri konusunun anlatımını okur ve okurken her şey oldukça anlaşılır gelir.
Fakat kitabı kapatıp kendisine:
“Bu konuda ne öğrendim?”
diye sorduğunda cevap vermekte zorlanabilir.
Bunun nedeni, bilgiyi okurken tanıyor olması ancak kendi başına hatırlayıp kullanmakta zorlanması olabilir.
Bu nedenle konu çalışmasının ardından öğrencinin kitaba bakmadan konuyu kendi cümleleriyle anlatmaya çalışması faydalı olabilir.
Konu gerçekten anlaşılmışsa öğrenci en azından temel ilişkiyi açıklayabilmelidir.
2. Her bilgiyi ezberlemeye çalışmak
Fen Bilimleri dersinde elbette bilinmesi gereken kavramlar ve bilgiler vardır.
Ancak her şeyi kelimesi kelimesine ezberlemek, öğrencinin karşılaştığı farklı soru biçimlerinde zorlanmasına neden olabilir.
Özellikle bir kavramın:
- ne olduğunu,
- nasıl gerçekleştiğini,
- hangi durumlarda değiştiğini,
- başka hangi kavramlarla ilişkili olduğunu
anlamak önemlidir.
Çünkü soru, öğrencinin ezberlediği cümleyi doğrudan karşısına koymak yerine aynı bilgiyi farklı bir durum içerisinde kullanmasını isteyebilir.
Bu nedenle öğrencinin kendisine yalnızca:
“Bu nedir?”
değil,
“Neden böyle olur?”
ve
“Bu durum değişirse ne olur?”
sorularını da sorması gerekir.
3. Deney ve günlük yaşam bağlantısını gözden kaçırmak
Fen Bilimleri, yalnızca ders kitabındaki kavramlardan oluşmaz.
Birçok konu günlük yaşamda karşılaşılan olaylarla ilişkilendirilebilir.
Örneğin bir öğrencinin bir konuyu çalışırken:
“Bu bilgiyi günlük hayatta nerede görebilirim?”
diye düşünmesi, konuyu zihninde daha anlamlı bir yere oturtmasına yardımcı olabilir.
Aynı şekilde deney, grafik, tablo veya gözlem içeren sorularla karşılaşıldığında öğrenci yalnızca bilgiyi hatırlamakla kalmaz; bilgiyi verilen durumla ilişkilendirmeye çalışır.
Bu da özellikle yorumlama gerektiren sorularda önem kazanabilir.
4. Soruyu görünce doğrudan ezberlediği bilgiyi aramak
Bazı öğrenciler Fen Bilimleri sorularında sorunun hangi konuya ait olduğunu belirledikten sonra ezberlediği bilgiyi doğrudan seçeneklerden birinde aramaya başlayabilir.
Fakat sorunun çözümü yalnızca bilgiyi hatırlamaktan ibaret olmayabilir.
Örneğin soruda bir deney düzeneği, grafik veya günlük yaşam senaryosu verilmiş olabilir.
Bu durumda öğrenci önce:
“Bana hangi bilgi veriliyor?”
ve ardından:
“Bu bilgiyle benden neyi yorumlamam isteniyor?”
sorularını düşünmelidir.
Yani konu bilgisi, sorunun içindeki durumla birlikte değerlendirilmelidir.
5. Yanlış sorunun sadece doğru cevabına bakmak
Fen Bilimleri çalışırken yapılan yanlışlar önemli bir öğrenme fırsatı olabilir.
Bir soru yanlış yapıldığında sadece doğru cevabı öğrenip devam etmek yerine, yanlışın nedenine bakmak gerekir.
Örneğin öğrenci:
- Bilgiyi hiç bilmiyor muydu?
- Konuyu biliyor ama soruya uygulayamadı mı?
- Grafiği veya tabloyu yanlış mı yorumladı?
- Sorudaki önemli ayrıntıyı mı kaçırdı?
- İki seçeneği birbirine mi karıştırdı?
- Soruyu aceleyle mi okudu?
Bu soruların cevabı, öğrencinin gerçekten hangi noktada desteğe ihtiyaç duyduğunu gösterir.
Çünkü iki öğrenci aynı soruyu yanlış yapmış olsa bile yanlış yapma nedenleri aynı olmayabilir.
6. Çok soru çözmek ile doğru soru çözmek arasındaki farkı gözden kaçırmak
Fen Bilimleri çalışırken soru sayısı elbette takip edilebilir.
Ancak yalnızca:
“Bugün 50 soru çözdüm.”
demek, çalışmanın ne kadar verimli olduğunu tek başına göstermez.
Örneğin öğrenci 50 soru çözüp 10 yanlış yaptıysa, bu 10 yanlışın nedenini hiç incelememiş olabilir.
Başka bir öğrenci ise 30 soru çözüp yaptığı 5 yanlışı ayrıntılı şekilde inceleyebilir.
İkinci öğrencinin çalışması, kendi eksiklerini fark etme açısından daha anlamlı bir çalışma hâline gelebilir.
Bu nedenle soru sayısının yanında yanlışların nasıl değerlendirildiğine de dikkat edilmelidir.
7. Konuyu bitirmeyi öğrenmenin son noktası sanmak
“Bu konuyu bitirdim.”
ifadesi öğrencinin çalışma planında önemli olabilir ama öğrenmenin sona erdiği anlamına gelmez.
Bir konu çalışıldıktan sonra öğrenci farklı zamanlarda o bilgiyle yeniden karşılaşmalıdır.
Örneğin:
Konu çalışması → soru çözümü → yanlış analizi → tekrar → farklı soru tipi
şeklinde ilerlemek, öğrencinin bilgiyi farklı bağlamlarda kullanmasına fırsat verebilir.
Özellikle daha önce çalışılmış bir konudan gelen sorularda zorlanmak, öğrencinin o konuyu tamamen unuttuğu anlamına gelmeyebilir. Bilgiyi yeniden hatırlamaya ve uygulamaya ihtiyaç duyuyor olabilir.
LGS Fen Bilimleri çalışırken nasıl bir yol izlenebilir?
Her öğrenci için aynı çalışma yöntemi doğru olmayabilir. Ancak öğrencinin kendi eksiklerini görebilmesini sağlayan basit bir sistem oluşturulabilir.
1. Önce konuyu anlamaya çalış
Konudaki temel kavramları ve aralarındaki ilişkileri öğren.
2. Kitabı kapatıp kendini test et
Konuyu kendi cümlelerinle anlatabiliyor musun?
3. Farklı soru biçimleri çöz
Yalnızca doğrudan bilgi sorularıyla yetinme. Grafik, tablo, deney ve günlük yaşam bağlamındaki sorularla da karşılaş.
4. Yanlışlarını sınıflandır
Yanlışın bilgi eksikliğinden mi, yorumlama hatasından mı yoksa dikkatsizlikten mi kaynaklandığını anlamaya çalış.
5. Bir süre sonra konuya yeniden dön
Öğrenilen bilgilerin zaman içinde yeniden hatırlanması gerekir.
“Konuyu biliyorum ama soruyu yapamıyorum” diyen öğrenci ne yapmalı?
Bu cümle aslında öğrencinin önemli bir ayrım yapması gerektiğini gösterir.
Öğrenci gerçekten konuyu biliyor mu?
Yoksa konuyu gördüğünde tanıyor ama kendi başına hatırlayıp kullanmakta mı zorlanıyor?
Bu ikisi aynı şey değildir.
Örneğin öğrenci bir kavramın tanımını gördüğünde:
“Evet, bunu biliyorum.”
diyebilir.
Ancak soru farklı bir örnek üzerinden geldiğinde aynı bilgiyi kullanamıyorsa, üzerinde biraz daha çalışılması gereken nokta bilginin uygulanması olabilir.
Bu nedenle “Bu konuyu biliyor muyum?” sorusunun yerine bazen:
“Bu bilgiyi farklı bir soruda kullanabiliyor muyum?”
sorusunu sormak daha anlamlıdır.
Fen Bilimleri çalışırken not tutmak şart mı?
Her öğrencinin çalışma biçimi aynı değildir.
Uzun uzun not çıkarmak bazı öğrenciler için faydalı olabilirken bazı öğrenciler için yalnızca zaman kaybına dönüşebilir.
Önemli olan sayfalarca not oluşturmak değil, öğrencinin kendi anlayışını destekleyen bir çalışma yöntemi bulmasıdır.
Kısa şemalar, kavramlar arasındaki ilişkileri gösteren çizimler veya öğrencinin kendi cümleleriyle oluşturduğu küçük notlar bazı konularda daha kullanışlı olabilir.
Özellikle birbiriyle ilişkili kavramlarda, bilgileri yalnızca alt alta yazmak yerine aralarındaki ilişkiyi görmek öğrenmeyi kolaylaştırabilir.
LGS Fen Bilimleri’nde başarılı olmak sadece ezber yapmakla mümkün mü? LGS Fen Bilimleri Nasıl Çalışılır?
Hayır.
Fen Bilimleri dersinde öğrenilmesi gereken bilgiler vardır ancak başarı yalnızca bu bilgileri ezberlemekten ibaret değildir.
Öğrencinin aynı zamanda:
- Bilgiyi hatırlaması,
- Bilgiler arasındaki ilişkiyi kurması,
- Verilen durumu yorumlaması,
- Grafik ve tabloları incelemesi,
- Deney sonuçlarını değerlendirmesi,
- Yanlışlarının nedenini fark etmesi
gerekebilir.
Bu nedenle çalışma sürecinin amacı yalnızca “Konuyu bitirdim.” demek değil, “Bu bilgiyi farklı bir durumda kullanabiliyorum.” noktasına ulaşmak olmalıdır.
Fen Bilimleri’nde önemli olan sadece bilmek değil, bilgiyi kullanabilmek
LGS Fen Bilimleri çalışırken konu anlatımını okumak ve bilgileri öğrenmek önemli bir başlangıçtır.
Ancak öğrenmenin tamamı bundan ibaret değildir.
Öğrencinin öğrendiği bilgiyi farklı soru biçimlerinde kullanabilmesi, karşılaştığı bir durumu yorumlayabilmesi ve yaptığı yanlışların nedenini anlayabilmesi de çalışma sürecinin önemli parçalarıdır.
Bu nedenle Fen Bilimleri çalışırken yalnızca “Kaç konu bitirdim?” veya “Kaç soru çözdüm?” sorularına odaklanmak yerine:
“Öğrendiğim bilgiyi gerçekten kullanabiliyor muyum?”
sorusunu sormak daha anlamlı olabilir.
Çünkü sınava hazırlık sürecinde amaç yalnızca daha fazla bilgi biriktirmek değil, öğrenilen bilgiyi gerektiğinde doğru yerde kullanabilmeyi öğrenmektir.
