“Daha geçen hafta bunu çalışmıştık.”
“Evde çözdü, hepsini biliyordu.”
“Sınavda neden yapamadığını anlamıyorum.”
Bu cümleler birçok velinin tanıdığı bir durumu anlatıyor: Çocuk konuyu çalışıyor, soruları çözüyor ve konuyu öğrendiğini düşünüyor. Fakat birkaç gün veya birkaç hafta sonra aynı konuyla karşılaştığında zorlanabiliyor.
Peki neden?

Çünkü bir konuyu o anda anlayabilmek ile bilgiyi daha sonra hatırlayıp kullanabilmek aynı şey değildir.
Anlamak ile hatırlamak arasında fark vardır
Bir öğrenci yeni bir konuyu çalışırken anlatımı takip edebilir ve örnek soruları doğru çözebilir.
Bu sırada kendisine “Bu konuyu biliyorum.” demesi oldukça normaldir.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır.
Öğrenci bilgiyi gördüğünde tanıyabilir. Fakat kitabı kapatıp aynı bilgiyi kendi başına hatırlaması gerektiğinde zorlanabilir.
Örneğin bir matematik kuralını öğretmen anlattığında öğrenci “Evet, bunu biliyorum.” diyebilir.
Fakat birkaç gün sonra sorunun karşısına geldiğinde hangi yöntemi kullanacağını hatırlamayabilir.
Bu nedenle öğrenme sürecinde yalnızca bilgiyi görmek veya anlatımı dinlemek yeterli olmayabilir.
Bir konuyu tekrar tekrar okumak her zaman yeterli değildir
Öğrenciler çalışırken sıkça aynı yönteme başvurabilir:
Konuyu okur.
Altını çizer.
Notlarını tekrar okur.
Çözümlü örneklere bakar.
Bunların hepsi çalışma sürecinin bir parçası olabilir.
Ancak öğrencinin bilgiyi gerçekten hatırlayıp hatırlayamadığını görmek için zaman zaman kitabı kapatıp bilgiyi kendi başına hatırlamaya çalışması gerekir.
Örneğin öğrenci bir konuyu çalıştıktan sonra kendisine şu soruları sorabilir:
Bu konunun temel kuralı neydi?
Bunu kendi cümlelerimle anlatabilir miyim?
Örneğe bakmadan bir soru çözebilir miyim?
Benzer olmayan bir soruda bu bilgiyi kullanabilir miyim?
Bu tür çalışmalar, öğrencinin gerçekten neyi bildiğini ve nerede zorlandığını fark etmesine yardımcı olabilir.
Tekrarın zamanı da önemlidir
Bir konuyu öğrendikten hemen sonra tekrar etmek faydalı olabilir. Ancak öğrenmeyi yalnızca aynı gün yapılan tekrarlarla sınırlamak yerine, bilgiyi farklı zamanlarda yeniden hatırlamaya çalışmak daha anlamlı bir çalışma düzeni oluşturabilir.
Örneğin öğrenci pazartesi günü bir konuyu çalıştıysa, yalnızca pazartesi akşamı tekrar etmek yerine ilerleyen günlerde kısa tekrarlarla konuya yeniden dönmesi sağlanabilir.
Buradaki amaç saatlerce aynı konuyu yeniden çalışmak değildir.
Bazen birkaç dakikalık bir hatırlama çalışması bile öğrencinin “Bu bilgiyi gerçekten hatırlıyor muyum?” sorusuna cevap vermesine yardımcı olabilir.
Her tekrar aynı olmak zorunda değil
Tekrar denildiğinde akla çoğu zaman defteri yeniden okumak gelir.
Oysa tekrar farklı şekillerde yapılabilir.
Öğrenci;
- konuyu kendi cümleleriyle anlatabilir,
- kitaba bakmadan önemli noktaları yazabilir,
- kısa sorularla kendini test edebilir,
- daha önce yaptığı yanlışları yeniden çözebilir,
- farklı bir kaynaktan soru çözebilir,
- öğrendiği bilgiyi başka bir problem üzerinde kullanabilir.
Böylece tekrar, yalnızca bilgiyi yeniden görmekten çıkıp bilgiyi yeniden kullanma sürecine dönüşür.
“Bu soruyu daha önce çözmüştüm.” neden her zaman iyi bir şey değildir?
Bir öğrenci aynı soruyu birkaç kez çözdüğünde doğru sonuca ulaşabilir.
Fakat burada başka bir soru sormak gerekir:
Sorunun çözümünü gerçekten hatırladığı için mi doğru yaptı, yoksa sorunun cevabını ve yöntemini tanıdığı için mi?
Bu nedenle zaman zaman farklı kaynaklardan ve farklı biçimlerde hazırlanmış sorular çözmek önemlidir.
Çünkü gerçek öğrenme, öğrencinin aynı soruyu tekrar tekrar çözmesinden çok, öğrendiği bilgiyi yeni durumlarda kullanabilmesiyle kendini gösterir.
Yanlış yapmak öğrenmenin bir parçasıdır
Öğrencinin bir soruyu yanlış yapması her zaman başarısızlık olarak görülmemelidir.
Bazen yanlış cevap, öğrencinin hangi noktada zorlandığını gösteren önemli bir ipucudur.
Örneğin öğrenci;
- kuralı unutmuş olabilir,
- soruyu yanlış yorumlamış olabilir,
- doğru yöntemi seçememiş olabilir,
- işlemi yanlış yapmış olabilir,
- öğrendiği bilgiyi yeni bir soru biçimine aktaramamış olabilir.
Bu nedenle yanlışların yalnızca düzeltilmesi değil, neden yanlış yapıldığının anlaşılması da önemlidir.
Öğrencinin her şeyi aynı anda hatırlaması beklenmemeli
Ortaokul döneminde öğrenciler aynı anda çok sayıda ders, konu ve sorumlulukla karşılaşırlar.
Bu nedenle bazı bilgilerin zaman içinde unutulması şaşırtıcı değildir.
Buradaki hedef, öğrencinin hiçbir şeyi unutmamasını sağlamak değil; öğrendiği bilgileri gerektiğinde yeniden hatırlayabileceği bir çalışma sistemi oluşturmasına yardımcı olmaktır.
Bu sistem içerisinde düzenli tekrar, farklı soru türleriyle çalışma ve öğrencinin kendi bilgisini test etmesi önemli bir yer tutabilir.
Peki veli olarak ne yapabilirsiniz?
Çocuğunuz bir konuyu birkaç gün sonra hatırlayamıyorsa hemen “Dikkat etmiyorsun.” veya “Yeterince çalışmadın.” demek yerine daha farklı sorular sorabilirsiniz.
Örneğin:
“Bana bu konuyu kendi cümlelerinle anlatabilir misin?”
veya
“Kitabı kapatalım. Bakmadan hatırladıklarını söyle.”
gibi sorular, öğrencinin bilgiyi gerçekten ne kadar hatırladığını anlamasına yardımcı olabilir.
Bir başka önemli nokta da çocuğun her gün saatlerce tekrar yapmasını beklememektir.
Amaç daha uzun çalışmak değil, öğrenilen bilgiyi doğru zamanda yeniden kullanmaktır.
Kalıcı öğrenme bir süreçtir
Bir konuyu bir kez çalışmak, öğrenme sürecinin tamamlandığı anlamına gelmez.
Öğrenilen bilginin farklı zamanlarda yeniden hatırlanması, farklı sorularda kullanılması ve gerektiğinde yeniden gözden geçirilmesi öğrenmenin daha kalıcı hale gelmesine yardımcı olabilir.
Bu nedenle öğrencinin çalışma düzeninde yalnızca yeni konulara değil, daha önce öğrenilmiş konulara geri dönmeye de yer vermek önemlidir.
LAAS Akademi’de öğrencinin yalnızca o gün çözdüğü soru sayısına değil, öğrendiklerini zaman içinde ne kadar etkili kullanabildiğine de önem veriyoruz.
Çünkü bizim için önemli olan öğrencinin sınavdan önce çok fazla bilgi görmesi değil, öğrendiği bilgiyi ihtiyaç duyduğu anda kullanabilmesidir.
Bu nedenle kalıcı öğrenme, düzenli tekrar ve bilgiyi farklı durumlarda kullanma alışkanlığıyla desteklenmelidir.
Sonuç
Çocuğunuz bir konuyu öğrenip birkaç gün sonra unutuyorsa bu, onun öğrenemediği anlamına gelmez.
Belki çalışma düzeninde daha planlı tekrar yapmaya, bilgiyi kendi başına hatırlamaya ve farklı soru biçimleriyle yeniden kullanmaya ihtiyaç vardır.
Öğrenmek, bilgiyi bir kez görmek değil; gerektiğinde yeniden hatırlayıp kullanabilmektir.
Bu nedenle iyi bir çalışma düzeninde yalnızca “Bugün ne öğrendik?” sorusu değil, “Geçen hafta öğrendiğimiz şeyi bugün hâlâ kullanabiliyor muyuz?” sorusu da yer almalıdır.
LAAS Akademi’nin öğrencilerin sınıf seviyelerine ve ihtiyaçlarına göre hazırlanan eğitim programları hakkında bilgi almak için programlarımızı inceleyebilirsiniz.
Öğrenme ve çalışma yöntemleri hakkında araştırmaya dayalı kaynakları incelemek isteyenler, The Learning Scientists tarafından hazırlanan öğrenme kaynaklarına göz atabilir.
LAAS Akademi’nin öğrencilerin sınıf seviyelerine ve ihtiyaçlarına göre hazırlanan eğitim programları hakkında bilgi almak için programlarımızı inceleyebilirsiniz.
