LGS’ye hazırlanırken çözemediğiniz LGS soru çözümünü izleyip veya okuyup hemen sonraki soruya geçiyorsanız, aslında önemli bir öğrenme fırsatını kaçırıyor olabilirsiniz. Çünkü bir sorunun çözümünü görmek ile o sorunun nasıl çözüldüğünü gerçekten öğrenmek aynı şey değildir.
Özellikle yeni nesil ve çok adımlı sorularda öğrenci çözümün tamamını gördüğünde her şey kolay görünebilir. Ancak kitabı kapattığında aynı soruyu yeniden çözemiyorsa veya benzer bir soruda nereden başlayacağını bilemiyorsa, çözümü yalnızca görmüş, fakat henüz öğrenme sürecini tamamlamamış olabilir.
Peki LGS’de çözemediğimiz sorunun çözümüne bakınca ne yapmalıyız? Çözümü izledikten sonra soruyu yeniden çözmek gerekir mi? Çözümü deftere geçirmek faydalı mıdır? Bir sorunun çözümünü gerçekten öğrendiğimizi nasıl anlarız?
Bu yazıda, çözülemeyen soruların yalnızca doğru cevabı görmek için değil, öğrenme fırsatına dönüştürülmesi için uygulanabilecek adımları ele alacağız.

Çözümü Görmek Neden Öğrenmekle Aynı Şey Değildir?
Bir sorunun çözümünü izlerken öğrenci çoğu zaman:
Evet, şimdi anladım.
diyebilir.
Çünkü çözüm yolu artık önündedir.
Ancak asıl sınama çözüm kapatıldıktan sonra başlar.
Öğrenci:
- Soruyu yeniden çözebiliyor mu?
- İlk adımı kendisi bulabiliyor mu?
- Hangi bilgiyi kullanacağını hatırlıyor mu?
- Benzer bir soruda aynı yöntemi uygulayabiliyor mu?
Bunları yapamıyorsa çözümün mantığını henüz tam olarak öğrenmemiş olabilir.
Bu nedenle çözümü görmek, öğrenmenin sonu değil; öğrenmenin başlangıcı olarak görülmelidir.
Çözemediğin Soruyu Hemen Geçmek Neden Sorun Olabilir?
Öğrencinin çözemediği soruyu işaretleyip çözümüne bakmadan geçmesi de, çözümü gördükten sonra hiç düşünmeden devam etmesi de öğrenme açısından eksik kalabilir.
Çünkü çözülemeyen soru aslında öğrenciye önemli bir bilgi verir:
Bu soruda hangi noktada zorlandım?
Örneğin öğrenci:
- Konuyu bilmiyor olabilir.
- Soruyu yanlış yorumlamış olabilir.
- Hangi bilgiyi kullanacağını bulamamış olabilir.
- İşlemleri doğru sırayla yapamamış olabilir.
- Sorunun birden fazla aşamasını birleştirememiş olabilir.
Bu nedenle çözülemeyen sorunun kendisi kadar neden çözülemediği de önemlidir.
LGS Soru Çözümünü Açmadan Önce Bir Kez Daha Düşün
Bir soruda zorlanınca çözümü hemen açmak yerine kısa bir süre daha düşünmek faydalı olabilir.
Öğrenci kendisine şu soruları sorabilir:
Sorunun benden istediği ne?
Hangi bilgileri biliyorum?
Bu soruda hangi konu kullanılıyor?
Soruda verilenlerden hangileri önemli?
İlk olarak ne yapabilirim?
Bazen öğrenci sorunun tamamını çözemese bile ilk adımı bulabilir.
Bu durumda çözümün tamamını görmek yerine yalnızca ihtiyaç duyduğu noktayı kontrol etmek daha anlamlı olabilir.
Çözümüne Baktığında Kalemi Bırakma
Çözüm videosu izleyen veya yazılı çözümü okuyan öğrencilerin sık yaptığı hatalardan biri, çözümü pasif şekilde takip etmektir.
Örneğin:
Öğretmen çözüyor, ben de izliyorum.
Bu durumda öğrenci çözüm sırasında her şeyi çok kolay anlayabilir.
Bunun yerine çözüm sırasında:
- Neden bu işlem yapıldı?
- Neden bu bilgi kullanıldı?
- Bu adıma nasıl ulaşıldı?
- Ben olsaydım nereden başlardım?
gibi sorular sorulabilir.
Amaç çözümü seyretmek değil, çözümün düşünme sürecini takip etmektir.
Çözümünü İzledikten Sonra Soruyu Kapat ve Yeniden Çöz
Bence bu yazının en önemli bölümlerinden biri burası.
Çözümü gördükten sonra:
Kitabı veya videoyu kapat.
Ardından soruya yeniden dön.
Ve çözümü hatırlamaya çalışmadan:
Ben bu soruyu şimdi nasıl çözerim?
diye düşün.
Eğer öğrenci soruyu yeniden çözebiliyorsa önemli bir aşama tamamlanmıştır.
Ancak hâlâ çözemiyorsa bu da değerli bir bilgidir.
Çünkü öğrenci:
Ben çözümü izlerken anlamışım ama kendi başıma uygulayamıyormuşum.
sonucuna ulaşabilir.
Bu durumda çözümün hangi bölümünün anlaşılmadığı yeniden incelenebilir.
Çözümü Deftere Yazmak Gerekir mi?
Her sorunun çözümünü baştan sona deftere geçirmek gerekli değildir.
Hatta çok sayıda sorunun çözümünü uzun uzun yazmak zaman kaybettirebilir.
Bunun yerine öğrencinin kendi hatasını veya öğrenmesi gereken noktayı kısa şekilde not etmesi daha faydalı olabilir.
Örneğin:
Soruda verilen iki bilgiyi ilişkilendirmeyi düşünmedim.
veya:
Önce ortak çarpanı bulmam gerekiyormuş.
gibi kısa bir not yeterli olabilir.
Buradaki amaç güzel bir çözüm defteri oluşturmak değil, öğrencinin kendi düşünme hatasını görünür hâle getirmektir.
Çözümünü Öğrendiğini Nasıl Anlarsın?
Bir sorunun çözümünü gerçekten öğrenip öğrenmediğini anlamak için üç küçük kontrol yapılabilir.
1. Aynı soruyu yeniden çöz
Çözüm kapalıyken soruyu kendi başına çözebiliyor musun?
2. Çözümü kendi cümlelerinle anlat
Bu soruda önce neden bunu yaptım?
sorusunu cevaplayabiliyor musun?
3. Benzer soruyu çöz
Aynı yöntemi farklı bir soruda kullanabiliyor musun?
İlk soruyu çözmek önemli bir adımdır.
Ancak benzer soruyu çözebilmek, öğrenmenin daha güçlü bir göstergesidir.
Her Çözülemeyen Soru Aynı Şekilde İncelenmeli mi?
Hayır.
Çözülemeyen soruların nedenleri farklı olabilir.
Örneğin:
| Soruda yaşanan problem | Sonraki adım |
|---|---|
| Konu bilinmiyor | Konuya kısa süreli geri dön |
| Bilgi unutulmuş | Bilgiyi yeniden hatırla |
| Sorunun ne istediği anlaşılmamış | Soru kökünü ve verilenleri incele |
| Yöntem bulunamamış | Çözümdeki düşünme adımlarını incele |
| İşlem hatası yapılmış | İşlem basamaklarını kontrol et |
| Benzer soru çözülemiyor | Farklı örneklerle tekrar et |
Bu ayrım önemlidir.
Çünkü öğrenci her çözemediği soruda doğrudan bütün konuyu baştan çalışırsa gereğinden fazla zaman harcayabilir.
Çözümü İzledikten Sonra Benzer Soru Çözmek Neden Önemli?
Bir sorunun çözümünü gördükten sonra aynı soruyu çözmek bazen yeterli olmayabilir.
Çünkü öğrenci çözümü ezberlemiş olabilir.
Örneğin soruyu yeniden açtığında:
Burada şu işlemi yapıyorduk.
diyebilir.
Fakat soru biraz değiştiğinde aynı yöntemi bulamayabilir.
Bu nedenle mümkünse çözümden sonra benzer ancak aynı olmayan bir soru çözmek faydalıdır.
Burada amaç:
Çözümü hatırlamak değil, çözüm yöntemini kullanabilmek.
Çözümü Ezberlemek ile Çözüm Mantığını Öğrenmek Arasındaki Fark
Bu ikisi birbirinden oldukça farklıdır.
Çözümü ezberleyen öğrenci:
Bu soruda önce bunu yapıyorduk.
der.
Çözüm mantığını öğrenen öğrenci:
Soruda şu bilgi verildiği için önce bunu belirlemem gerekiyor.
diyebilir.
İkinci durumda öğrenci yalnızca belirli bir sorunun çözümünü değil, soruyu çözmek için gereken düşünme biçimini öğrenmektedir.
LGS’de farklı soru biçimleriyle karşılaşılabildiği için bu ayrım özellikle önemlidir.
Çok Fazla Çözümlü Soru İzlemek Faydalı mı?
Her zaman değil.
Öğrenci arka arkaya çok sayıda çözüm videosu izleyebilir ve bütün soruları anladığını düşünebilir.
Ancak burada önemli olan:
Kaç çözüm izledim?
değil,
İzlediğim çözümlerden kaçını daha sonra kendim uygulayabildim?
sorusudur.
Bu nedenle beş sorunun çözümünü pasif biçimde izlemek yerine iki sorunun çözümünü gerçekten inceleyip ardından benzer soruları kendi başına çözmek daha öğretici olabilir.
Çözemediğin Sorular İçin Ayrı Bir Sistem Oluştur
Öğrencinin çözemediği soruları kaybetmemesi faydalı olabilir.
Ancak bunun için her soruyu ayrı bir deftere geçirmek şart değildir.
Basit bir sistem oluşturulabilir:
🔴 Tekrar bakılacak
Çözümü gördüm ama hâlâ tam anlayamadım.
🟡 Yeniden çözülecek
Çözümü anladım ancak kendim çözmem gerekiyor.
🟢 Öğrenildi
Soruyu ve benzerini artık çözebiliyorum.
Bu üçlü sınıflandırma, öğrencinin hangi sorulara yeniden dönmesi gerektiğini görmesini kolaylaştırabilir.
Çözümü Öğrenmek İçin Ne Kadar Zaman Harcanmalı?
Bir soruya saatlerce takılmak da doğru değildir.
Öğrenci önce kendi başına düşünmeli, ardından gerektiğinde çözümden yararlanmalıdır.
Ancak çözümü gördükten sonra:
Tamam, cevap C’ymiş.
deyip geçmek de yeterli değildir.
Sorunun öğrenilmesi için birkaç dakikalık ek çalışma gerekebilir.
Özellikle öğrencinin:
- Nerede takıldığını,
- Çözümde hangi adımı kaçırdığını,
- Hangi bilgiyi bilmediğini
belirlemesi, harcanan zamanın daha anlamlı olmasını sağlar.
Öğretmene Soru Sorarken Sadece Cevabı İstemek Yerine Ne Yapılabilir?
Bir öğrenci çözemediği soruyu öğretmenine gösterdiğinde:
Hocam bunun cevabı ne?
demek yerine:
Buraya kadar geldim ama bundan sonra hangi bilgiyi kullanacağımı bulamadım.
demesi çok daha faydalı olabilir.
Çünkü öğretmen öğrencinin hangi noktada zorlandığını gördüğünde doğrudan cevabı vermek yerine öğrencinin düşünme sürecine yardımcı olabilir.
Bu da zaman içinde öğrencinin yardım isteme biçimini geliştirebilir.
Çözemediğin Sorular Başarısızlık Göstergesi Değildir
Öğrencinin çözemediği soruların tamamını başarısızlık olarak görmesi doğru değildir.
Aslında çözülemeyen sorular:
- Eksik bilgiyi,
- Yanlış düşünme biçimini,
- Yeni bir soru tipini,
- Daha fazla pratik gerektiren alanı
gösterebilir.
Bu nedenle:
Bu soruyu yapamadım.
yerine:
Bu soruda neyi henüz öğrenmediğimi gördüm.
şeklinde düşünmek daha yapıcı olabilir.
LAAS Çözümden Öğrenme Sistemi
Çözülemeyen soruyu öğrenmeye dönüştürmek için dört basamaklı bir sistem kullanılabilir:
1. Düşün
Çözümü açmadan önce sorunun ne istediğini ve bildiklerini belirle.
2. İncele
Çözümü gördüğünde yalnızca cevaba değil, neden o adımların uygulandığına bak.
3. Yeniden Çöz
Çözümü kapat ve soruyu kendi başına tekrar çöz.
4. Uygula
Benzer bir soruda aynı düşünme biçimini kullan.
Kısaca:
Düşün → İncele → Yeniden Çöz → Uygula
Bu sistemin amacı çözülemeyen her soruyu uzun bir çalışma görevine çevirmek değildir.
Amaç, çözümü öğrencinin kendi bilgisine dönüştürmektir.
Bir Sorunun Öğrenildiğini Gösteren En Güçlü İşaret
Öğrenci aynı soruyu ikinci kez çözebilir.
Bu güzel bir gelişmedir.
Ama daha güçlü bir gösterge vardır:
Benzer soruyu çözebilmek.
Çünkü aynı soruyu hatırlamak, sorunun çözümünü hatırlamaktan kaynaklanabilir.
Benzer soruda ise öğrenci:
- Soruyu analiz etmek,
- Doğru bilgiyi seçmek,
- Çözüm yöntemini belirlemek,
- İşlemleri uygulamak
zorundadır.
Bu nedenle öğrencinin kendisine zaman zaman şu soruyu sorması faydalıdır:
Bu sorunun aynısını mı öğrendim, yoksa bu sorunun nasıl düşünüleceğini mi öğrendim?
Çözümüne Bakmak Son Değil, Yeni Bir Başlangıçtır
LGS hazırlığında çözülemeyen bir sorunun çözümünü görmek oldukça değerlidir. Ancak öğrenme, çözüm ekranında veya kitabın çözüm bölümünde bitmez.
Öğrenci önce kendi başına düşünmeli, ardından çözümü incelemeli, çözümü kapattıktan sonra soruyu yeniden çözmeli ve mümkünse benzer bir soruda aynı yöntemi uygulamalıdır.
En basit hâliyle:
Düşün → İncele → Yeniden Çöz → Uygula
Bu yaklaşım öğrencinin yalnızca doğru cevabı öğrenmesini değil, soruyu çözme biçimini geliştirmesini sağlar.
Çünkü LGS hazırlığında önemli olan kaç sorunun çözümünü gördüğünüz değil, çözemediğiniz sorulardan kaçını daha sonra kendi başınıza çözebilir hâle geldiğinizdir.
Bir soru çözülemediğinde çalışma bitmiş olmaz.
Asıl öğrenme çoğu zaman tam da o noktada başlar.
