LGS’de soru çözme sırası, sınav sırasında zamanı doğru kullanmak ve çözülebilecek soruları kaçırmamak açısından önemlidir.
LGS’de başarılı olmak yalnızca soruları bilmekle ilgili değildir.
Bir öğrenci konulara hâkim olabilir, düzenli çalışabilir ve denemelerde iyi sonuçlar alabilir. Ancak sınav sırasında zamanı doğru kullanamadığında ya da zorlandığı bir soruda gereğinden fazla kaldığında bildiği soruları bile yetiştiremeyebilir.
Bu nedenle LGS hazırlığında öğrencilerin yalnızca “Bu soruyu çözebiliyor muyum?” sorusunu değil, aynı zamanda:
“Sınav sırasında zamanımı nasıl kullanmalıyım?”
sorusunu da düşünmesi gerekir.
Peki LGS’de soruları hangi sırayla çözmek daha doğru? Her öğrenci aynı sırayı mı kullanmalı? Zor bir soruyla karşılaşınca ne yapılmalı?
Aslında bunun tek bir doğru cevabı yok.
Çünkü en iyi sınav stratejisi, öğrencinin denemelerde kendisi için işe yaradığını gördüğü stratejidir.

LGS’de soru çözme sırası herkes için aynı mı olmalı?
Hayır.
Bir öğrencinin Türkçe ile başlayıp Matematik ile devam etmesi onun için işe yarayabilirken, başka bir öğrenci Fen Bilimleri ile başladığında kendisini daha rahat hissedebilir.
Burada önemli olan derslerin “kolaydan zora” ya da “zor dersten kolaya” şeklinde kesin bir sıraya sokulması değildir.
Öğrencinin:
- hangi derste daha hızlı olduğu,
- hangi derste daha fazla zaman harcadığı,
- hangi derste sınavın başında daha dikkatli olduğu,
- hangi dersin onu zihinsel olarak daha fazla yorduğu
gibi noktalar dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle sınav günü ilk kez uygulanacak bir strateji oluşturmak yerine, deneme sınavlarında farklı yöntemleri deneyerek öğrencinin kendisine uygun sırayı önceden bulması daha sağlıklıdır.
Önce En İyi Olduğun Dersten Başlamak Mantıklı mı?
Bazı öğrenciler için evet.
Özellikle sınavın başında heyecanlanan bir öğrenci, iyi bildiği bir dersten başlayarak sınava daha rahat girebilir.
İlk birkaç sorunun çözülebilmesi:
“Yapabiliyorum.”
duygusunu güçlendirebilir.
Ancak bu, herkesin mutlaka en başarılı olduğu dersten başlaması gerektiği anlamına gelmez.
Örneğin bir öğrenci çok iyi olduğu bir derste bile soruları fazla düşünme eğilimindeyse, sınavın başında bu derse gereğinden fazla zaman ayırabilir.
Bu yüzden önemli olan yalnızca doğru sayısı değil, zaman kullanımıdır.
Zor Soruda Ne Kadar Kalınmalı?
LGS’de zaman yönetiminin en önemli noktalarından biri budur.
Bir öğrenci bazen bir soruya takıldığında:
“Biraz daha düşünürsem kesin çözerim.”
diye düşünebilir.
Birkaç dakika sonra ise hâlâ aynı sorunun başında olabilir.
Bu sırada çözülebilecek başka sorular da beklemektedir.
Bu nedenle öğrenci bir soruda ilerleyemediğini fark ettiğinde soruyu işaretleyip geçmeyi öğrenmelidir.
Bu, soruyu bırakmak anlamına gelmez.
Tam tersine, zamanı korumak anlamına gelir.
Öncelik:
Çözülebilen soruları güvenli şekilde tamamlamak, ardından zor sorulara geri dönmektir.
Bir Soruyu Boş Bırakmak Başarısızlık Değildir
Öğrenciler bazen bir soruyu geçtiklerinde kendilerini başarısız hissetebilir.
Oysa sınav stratejisinin önemli parçalarından biri, hangi soruyla ne zaman ilgilenileceğine karar verebilmektir.
Bir soruyu ilk gördüğünde çözememek, o sorunun kesinlikle çözülemeyeceği anlamına gelmez.
Bazen birkaç soru ilerledikten sonra öğrenci rahatlar, zihni farklı bir noktaya geçer ve daha sonra aynı soruya döndüğünde çözümü görebilir.
Bu nedenle:
“Şimdi yapamıyorum, daha sonra tekrar bakacağım.”
diyebilmek önemli bir sınav becerisidir.

Soru Sırasını Denemelerde Test Etmek Neden Önemli?
Bir öğrencinin kendisi için en uygun sınav stratejisini bulmasının en iyi yollarından biri denemelerdir.
Örneğin bir denemede alıştığı sırayla ilerleyebilir.
Başka bir denemede farklı bir dersten başlayabilir.
Sonrasında yalnızca netlerine değil, sınavın nasıl geçtiğine de bakabilir.
LGS’de soru çözme sırası
Şu soruların cevapları oldukça değerlidir:
- Hangi derste fazla zaman harcadım?
- Hangi bölümde zaman sıkıştı?
- Bir soruya gereğinden fazla takıldım mı?
- Son bölümlerde acele etmek zorunda kaldım mı?
- Sınavın başında mı, sonunda mı daha dikkatliydim?
- Geri dönüp baktığım sorulardan kaçını çözebildim?
Böylece öğrenci zamanla kendisi için daha uygun bir strateji geliştirebilir.
LGS’de Zamanı Sadece Saate Bakarak Yönetmek Doğru mu?
Sınav sırasında sürekli saate bakmak da öğrencinin dikkatini dağıtabilir.
Bu nedenle öğrencinin zaman kontrolünü belirli aralıklarla yapmayı öğrenmesi daha kullanışlı olabilir.
Örneğin bir bölümü tamamladıktan sonra kalan zamana bakabilir.
Ancak burada da katı bir dakika hesabına takılmamak gerekir.
Çünkü her sorunun zorluk seviyesi aynı değildir.
Bir bölümde birkaç zor soruyla karşılaşmak doğal olarak daha fazla zaman gerektirebilir.
Önemli olan öğrencinin sınavın genelinde zamanın kontrolünü kaybetmemesidir.
En Çok Zaman Kaybettiren Hatalardan Biri: Soruyu Bırakamamak
Bazı öğrenciler için problem, soruları yavaş çözmekten çok çözemediği sorudan kopamamak olabilir.
Öğrenci sorunun başında uzun süre kaldığında:
- zamanı azalır,
- dikkati yorulur,
- sonraki sorulara geçerken stres artar,
- kolay sorulara ayırabileceği süre azalır.
Bu nedenle deneme analizinde yalnızca yanlışlara bakmak yeterli değildir.
Hangi sorularda gereğinden fazla zaman harcandığı da incelenmelidir.
Bu, öğrencinin sınav stratejisini geliştirmesi açısından önemli bir ipucu verebilir.
“Önce Kolay Soruları Çöz” Kuralı Her Zaman İşe Yarar mı?
Bu öneriyi sık sık duyarız.
Ancak “kolay soru” kavramı her öğrenci için aynı değildir.
Bir öğrenci için bir soru kolay görünürken başka bir öğrenci aynı soruda zorlanabilir.
Bu nedenle sınav sırasında:
“Bu soru kolay mı zor mu?”
yerine daha pratik bir soru sorulabilir:
“Şu anda bunu çözmek için ilerleyebiliyor muyum?”
Eğer cevap hayırsa soruyu işaretleyip geçmek daha mantıklı olabilir.
Böylece öğrenci sorunun objektif olarak kolay veya zor olup olmadığına takılmadan kendi çözüm sürecine göre hareket eder.
Sınav Stratejisi Deneme Sınavlarında Oluşturulmalı
Sınav günü yeni bir yöntem denemek yerine, öğrencinin farklı stratejileri daha önce denemiş olması çok daha güvenlidir.
Örneğin:
Deneme 1: Alıştığı sırayla çözsün.
Deneme 2: En rahat ettiği dersten başlasın.
Deneme 3: Zorlandığı derse daha erken geçmeyi denesin.
Sonrasında sonuçları karşılaştırabilir.
Ama sadece netlere bakmak yeterli değildir.
Öğrenci sınavın sonunda kendisini nasıl hissetti?
Zaman yetti mi?
Son bölümde acele etti mi?
Sorular arasında gereksiz yere çok zaman kaybetti mi?
Bütün bunlar birlikte değerlendirilmelidir.
Sınav Stratejisi Öğrenciye Göre Değişebilir
Bir öğrencinin başka bir öğrencinin sınav yöntemini aynen uygulaması her zaman doğru sonuç vermeyebilir.
Çünkü öğrencilerin:
- çözüm hızları,
- dikkat süreleri,
- derslerdeki güçlü ve zayıf yönleri,
- soru okuma hızları,
- stresle baş etme biçimleri
birbirinden farklıdır.
Bu nedenle “LGS’de herkes şu dersten başlamalı” gibi kesin kurallar yerine, öğrencinin kendi performansını gözlemlemesi daha doğru bir yaklaşımdır.
Peki Öğrenci Denemelerde Ne Yapmalı?
Her denemeden sonra birkaç dakikalık bir değerlendirme bile yeterli olabilir.
Öğrenci kendisine şu dört soruyu sorabilir:
1. Zamanım yetti mi?
2. En çok hangi bölümde zaman kaybettim?
3. Gereğinden fazla uğraştığım sorular oldu mu?
4. Bir sonraki denemede neyi değiştireceğim?
Son soru özellikle önemlidir.
Çünkü deneme yalnızca sonuç almak için değil, bir sonraki sınavı daha iyi yönetmeyi öğrenmek için de kullanılmalıdır.
Sonuç: LGS’de Başarılı Bir Sınav Stratejisi Nasıl Olmalı?
LGS’de soruları çözmek kadar, hangi soruya ne zaman odaklanacağını bilmek de önemlidir.
Öğrencinin kendisine uygun stratejiyi bulabilmesi için:
- farklı soru çözme sıralarını denemesi,
- zor sorularda gereğinden fazla kalmamayı öğrenmesi,
- çözemediği soruya daha sonra geri dönmesi,
- denemelerde zaman kullanımını takip etmesi,
- her denemeden sonra sınav stratejisini değerlendirmesi
faydalı olacaktır.
En önemlisi ise şudur:
LGS’de iyi bir sınav stratejisi, en hızlı soru çözme yöntemi değil; öğrencinin bildiklerini sınav süresi içinde en verimli şekilde kullanmasını sağlayan yöntemdir.
Bu nedenle öğrencinin sınav stratejisini sınav günü değil, deneme sınavları sırasında keşfetmesi gerekir.
Çünkü sınav günü amaç yeni bir yöntem denemek değil, daha önce kendisi için işe yaradığını gördüğü yöntemi güvenle uygulamaktır.
