Çocuğun ödevini son dakikaya bırakması, ders çalışmayı sürekli ertelemesi veya yapması gereken bir işi başlatmak için defalarca hatırlatma beklemesi birçok velinin karşılaştığı bir durumdur.
Böyle zamanlarda ilk tepki genellikle “Neden hemen yapmıyorsun?” veya “Bunu neden sürekli erteliyorsun?” demek olur. Ancak erteleme davranışının arkasında her zaman isteksizlik ya da tembellik bulunmaz.
Çocuk görevin nereden başlayacağını bilmiyor olabilir. İş ona çok büyük geliyor olabilir. Başarısız olmaktan çekiniyor olabilir veya daha kolay ve keyifli bir etkinliği tercih ediyor olabilir.
Bu nedenle çocuklarda erteleme alışkanlığını azaltmak için yalnızca daha fazla hatırlatmak yerine, çocuğun işi başlatmasını ve sürdürebilmesini kolaylaştıran bir düzen oluşturmak gerekir.
Peki çocuk neden ders çalışmayı veya ödev yapmayı erteler? Erteleme alışkanlığı nasıl azaltılır? Veli bu süreçte ne kadar müdahale etmelidir?
Bu yazıda çocuklarda erteleme davranışını anlamaya ve günlük sorumlulukları daha düzenli hâle getirmeye yardımcı olabilecek yöntemleri ele alacağız.
Çocuklarda erteleme alışkanlığını azaltmak için önce davranışın nedenini anlamak, ardından sorumlulukları adım adım çocuğa bırakmak önemlidir.
Görevi hatırlamak ve planlamak konusunda desteğe ihtiyaç duyuyordur.
Daha önce sürekli hatırlatıldığı için sorumluluğu kendiliğinden üstlenmeye alışmamış olabilir.
Bu nedenle “Çocuğum tembel.” şeklindeki genel bir değerlendirme, sorunun çözümünü zorlaştırabilir.
Öncelikle şu soruya cevap aramak daha faydalıdır:
Çocuk bu işi neden başlatmak istemiyor veya başlatmakta zorlanıyor?
Erteleme ile Tembellik Aynı Şey Değildir
Erteleme davranışını doğrudan tembellik olarak değerlendirmek doğru olmayabilir.
Örneğin çocuk matematik ödevini yapmayı sürekli erteliyor ancak sevdiği bir etkinliği uzun süre sürdürebiliyorsa, burada yalnızca “çalışmak istemiyor” demek yeterli bir açıklama olmayabilir.
Çocuk matematik ödevini:
zor buluyor,
hata yapmaktan çekiniyor,
ilk sorudan nasıl başlayacağını bilmiyor
veya görevi gözünde büyütüyor
olabilir.
Bu nedenle davranışın hangi görevlerde ve hangi koşullarda ortaya çıktığına bakmak önemlidir.
Önce Ertelenen İşi Küçültün
Çocukların gözünde büyük görünen görevler başlamak için daha zor olabilir.
Örneğin:
“Git, bütün matematik ödevini yap.”
çocuğa büyük bir görev gibi gelebilir.
Bunun yerine:
“Önce ilk üç soruya bakalım.”
denebilir.
İlk adım küçüldüğünde işe başlamak kolaylaşabilir.
Bu yaklaşım çocuğun bütün görevi bir anda düşünmek yerine önündeki ilk adıma odaklanmasına yardımcı olur.
Ancak burada amaç çocuğun her zaman yalnızca küçük görevler yapması değildir.
Amaç, özellikle başlamanın zor olduğu durumlarda başlangıç engelini azaltmaktır.
“Başla” Demek Yerine İlk Adımı Belirleyin
“Ders çalış.”
“Ödevini yap.”
“Kitabını oku.”
gibi ifadeler yetişkin için açık olabilir.
Ancak çocuk açısından bunların içinde birçok küçük adım vardır:
Masaya geçmek,
Gerekli kitabı bulmak,
Defteri açmak,
Ödevi kontrol etmek,
Nereden başlayacağını belirlemek,
Çalışmaya başlamak.
Bu nedenle çocuğun sürekli ertelediği bir görevde ilk adımı mümkün olduğunca netleştirmek işe yarayabilir.
Örneğin:
“Saat 17.00’de masaya geçip matematik defterini açalım. Sonra ilk sorudan başlayabilirsin.”
Burada çocuğun ne zaman, nerede ve ne yapacağı daha belirgindir.
Çocuğun Yapacağı İş ile Dinlenme Zamanını Birbirinden Ayırın
Okuldan eve gelen çocuğun hemen ders çalışmasını beklemek her zaman gerçekçi olmayabilir.
Çocuğun okuldan sonra:
dinlenmeye,
yemek yemeye,
hareket etmeye,
biraz oyun oynamaya
ihtiyacı olabilir.
Ancak dinlenme ile erteleme arasındaki sınırın da belirgin olması gerekir.
Örneğin:
“Biraz dinlen, sonra bakarız.”
ifadesi belirsizdir.
Bunun yerine:
“Yemekten sonra 30 dakika dinlenelim, ardından ödevimize başlayalım.”
gibi daha net bir rutin oluşturulabilir.
Burada önemli olan her günü dakikalarla yönetmek değil, çocuğun dinlenme ve sorumluluk zamanlarını birbirinden ayırmayı öğrenmesidir.
Çalışma Ortamındaki Gereksiz Dikkat Dağıtıcıları Azaltın
Çocuk çalışmaya başlamadan önce masasında:
telefon,
tablet,
oyuncak,
televizyon,
sürekli bildirim alan bir cihaz
bulunuyorsa işe başlamak ve sürdürmek zorlaşabilir.
Bu nedenle çalışma başlamadan önce ortamı hazırlamak, çocuğun dikkatini göreve yöneltmesini kolaylaştırabilir.
Burada amaç tamamen sessiz ve kusursuz bir çalışma ortamı oluşturmak değildir.
Daha basit bir hedef yeterlidir:
Çocuğun o anda yapacağı işle ilgisi olmayan dikkat dağıtıcıları mümkün olduğunca azaltmak.
Çocuk Ertelediğinde Sürekli Hatırlatmak İşe Yarar mı?
Kısa vadede hatırlatmak çocuğun işi yapmasını sağlayabilir.
Ancak veli sürekli:
“Ödevini yaptın mı?”
“Ders çalıştın mı?”
“Kitabını okudun mu?”
diye takip ettiğinde çocuk zamanla sorumluluğun kendisine değil, velisine ait olduğunu düşünebilir.
Bu nedenle hedef yalnızca işin yapılması olmamalıdır.
Uzun vadede hedef:
Çocuğun yapması gereken işi kendisinin hatırlaması ve başlatmasıdır.
Bu geçiş bir anda gerçekleşmeyebilir.
Başlangıçta hatırlatma gerekebilir. Zamanla hatırlatmanın azaltılması ve sorumluluğun çocuğa devredilmesi daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.
Çocuğa Seçenek Sunmak Sorumluluğu Azaltmaz
Bazı çocuklar için küçük seçimler yapmak işe başlamayı kolaylaştırabilir.
Örneğin:
“Önce Türkçe mi yapmak istersin, matematik mi?”
veya:
“Ödevini şimdi mi, yemekten sonra mı yapmak istersin?”
gibi seçenekler sunulabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, sorumluluğun ortadan kaldırılmamasıdır.
Çocuk:
“İstersen yap, istersen yapma.”
şeklinde sınırsız bir seçeneğe sahip değildir.
Sorumluluk bellidir; çocuk yalnızca nasıl veya ne zaman başlayacağı konusunda sınırlı bir seçim yapabilir.
Erteleme Davranışında Övgü Nasıl Kullanılmalı?
Çocuk bir işi zamanında yaptığında yalnızca sonuca değil, davranışa da dikkat çekilebilir.
Örneğin:
“Bugün sana hatırlatmadan ödevine başladığını fark ettim.”
veya:
“Zorlandığın hâlde bırakmadan devam ettin.”
demek, çocuğun hangi davranışının fark edildiğini gösterir.
Buna karşılık sürekli:
“Aferin, çok zekisin.”
demek yerine çabanın ve davranışın kendisini fark etmek daha anlamlı olabilir.
Çünkü amaç çocuğun yalnızca övgü almak için değil, kendi sorumluluğunu yerine getirebildiğini fark ederek bağımsızlaşmasıdır.
Çocuk Görevi Yapmaktan Korktuğu İçin Erteleyebilir
Bazı görevler çocukta başarısızlık kaygısı oluşturabilir.
Örneğin çocuk:
“Yapamayacağım.”
diye düşündüğünde göreve hiç başlamamayı seçebilir.
Bu durumda:
“Bu kadar basit şeyi bile neden yapamıyorsun?”
demek sorunu büyütebilir.
Bunun yerine:
“Tamamını şimdi yapmak zorunda değiliz. Önce nerede zorlandığına bakalım.”
demek çocuğun görevi daha yönetilebilir görmesine yardımcı olabilir.
Burada hedef çocuğun hiçbir zaman zorlanmaması değildir.
Zorlandığında da başlayabilmeyi öğrenmesidir.
Çocuğun Her İşini Veli Takip Etmemeli
Çocuğun sorumluluklarını takip etmek ile onun yerine sorumluluk almak arasında fark vardır.
Örneğin veli:
Çantayı hazırlıyor,
Ödevleri kontrol ediyor,
Kitabı çocuğun yerine seçiyor,
Çalışma zamanını belirliyor,
Her görevi hatırlatıyor,
Yapılmayan her işin sonucunu kendisi telafi ediyorsa
çocuğun kendi sorumluluklarını yönetme fırsatı azalabilir.
Bunun yerine çocuğun yaşına uygun sorumlulukları giderek kendisinin üstlenmesi desteklenebilir.
Veli gerektiğinde yol gösterebilir, ancak mümkün olan her durumda işi çocuğun yerine yapmamak önemlidir.
Erteleme Alışkanlığını Azaltmak İçin 5 Adımlı Sistem
Günlük sorumluluklarda şu basit sistem kullanılabilir:
1. BELİRLE
Çocuğun yapması gereken iş tam olarak ne?
“Ödev yap.” yerine:
“Matematik kitabındaki 10 soruyu tamamla.”
gibi netleştirin.
2. KÜÇÜLT
Görev çok büyük görünüyorsa ilk adımı belirleyin.
“Önce ilk üç soruyu yap.”
3. ZAMANLA
İşin ne zaman başlayacağını netleştirin.
“Yemekten sonra masaya geçiyoruz.”
4. BAŞLAT
Çocuğun işi gerçekten başlatmasına yardımcı olun.
Başlangıçta kısa bir hatırlatma gerekebilir.
5. GERİ ÇEKİL
Çocuk başladığında sürekli başında durmak yerine sorumluluğu ona bırakın.
Bu son adım özellikle önemlidir.
Çünkü hedef, velinin çocuğu çalıştırması değil, çocuğun kendi işini yönetmeyi öğrenmesidir.
Kızmak işi kısa süreli yaptırabilir ancak çocuğun neden ertelediğini çözmez.
Başka çocuklarla karşılaştırmak
“Bak arkadaşın bütün ödevlerini bitiriyor.”
gibi karşılaştırmalar çocuğun kendi sürecini değerlendirmesine yardımcı olmaz.
Her şeyi çocuğun yerine planlamak
Çocuğun planlama becerisini geliştirmesi için zamanla sorumluluk ona bırakılmalıdır.
Bir anda çok fazla kural koymak
Çok sayıda yeni kural, özellikle zaten düzen kurmakta zorlanan çocuklar için süreci daha karmaşık hâle getirebilir.
Sadece sonuca bakmak
Çocuk bugün ödevini tamamlamış olabilir. Ancak asıl gelişim, zamanla daha az hatırlatmayla sorumluluğunu yerine getirebilmesidir.
Çocuklarda Erteleme Alışkanlığını Azaltmak Zaman Alabilir
Bir çocuğun uzun süredir devam eden davranışını birkaç gün içinde tamamen değiştirmesini beklemek gerçekçi olmayabilir.
Özellikle çocuk uzun zamandır:
“Annem/babam hatırlatınca yaparım.”
alışkanlığına sahipse, sorumluluğu yavaş yavaş kendisinin üstlenmesi gerekebilir.
Bu süreçte küçük gelişimler de önemlidir.
Örneğin:
Önceden 5 kez hatırlatılıyordu → şimdi 3 kez hatırlatılıyor.
Bu da bir gelişmedir.
Daha sonra:
3 hatırlatma → 1 hatırlatma → kendi kendine başlama
şeklinde ilerleme görülebilir.
Amaç bir anda kusursuz bir düzen oluşturmak değil, sorumluluğu adım adım çocuğa devretmektir.
Ne Zaman Daha Fazla Destek Gerekebilir?
Erteleme davranışı zaman zaman her çocukta görülebilir.
Ancak çocuk:
Yaşına uygun sorumluluklarını sürekli yerine getiremiyorsa,
Birçok farklı alanda işleri sürekli erteliyorsa,
Başlamakta veya görevi sürdürmekte belirgin biçimde zorlanıyorsa,
Bu durum okul ve günlük yaşamını ciddi şekilde etkiliyorsa,
Yapması gereken işleri hatırlamak ve organize olmak konusunda sürekli desteğe ihtiyaç duyuyorsa
öğretmeniyle görüşmek ve gerektiğinde uygun bir uzmandan destek almak faydalı olabilir.
Buradaki amaç çocuğa hemen bir etiket koymak değil, davranışın altında yatan ihtiyacı daha iyi anlamaktır.
Sık Sorulan Sorular
Çocuğum ders çalışmayı sürekli erteliyor, ne yapmalıyım?
Öncelikle neden ertelediğini anlamaya çalışın. Görev zor geliyor, nereden başlayacağını bilmiyor veya başarısız olmaktan çekiniyor olabilir. Görevi küçültmek ve ilk adımı netleştirmek işe başlamayı kolaylaştırabilir.
Çocuğa sürekli ödevini hatırlatmak doğru mu?
Kısa vadede işe yarayabilir ancak sürekli hatırlatma çocuğun sorumluluğu kendi başına takip etmesini zorlaştırabilir. Amaç zamanla hatırlatmayı azaltıp sorumluluğu çocuğa devretmektir.
Çocuğum yapabileceği işleri bile erteliyor. Bu tembellik midir?
Her zaman değil. Ertelemenin arkasında görevi gözünde büyütme, başarısızlık korkusu, planlama güçlüğü veya daha cazip bir etkinliğe yönelme gibi farklı nedenler bulunabilir.
Çocuğun ödevini küçük parçalara bölmek doğru mu?
Özellikle görevi gözünde büyüten veya başlamakta zorlanan çocuklarda ilk adımı küçültmek faydalı olabilir. Amaç bütün görevi ortadan kaldırmak değil, başlamayı kolaylaştırmaktır.
Çocuğumun kendi sorumluluklarını almasını nasıl sağlayabilirim?
Yaşına uygun sorumlulukları yavaş yavaş ona bırakmak, seçim yapmasına izin vermek ve gerektiğinde rehberlik etmek önemlidir. Veli çocuğun yerine yapmak yerine, çocuğun işi kendisinin yapmasına fırsat vermelidir.
Amaç Çocuğu Sürekli Hatırlatmak Değil, Sorumluluk Almasını Sağlamak
Çocuklarda erteleme alışkanlığını azaltmak için yalnızca daha fazla uyarmak yeterli olmayabilir.
Öncelikle neden ertelendiğini anlamak, ardından görevi daha anlaşılır ve yönetilebilir hâle getirmek gerekir.
Bu nedenle bugün çocuğun ödevini hatırlatmadan yapması küçük bir gelişme olabilir; yarın kendi çalışma zamanını belirlemesi ise daha büyük bir adımdır.
Buradaki temel hedef, çocuğun her sorumluluğunu yetişkinin hatırlatması değil, kendi işlerini giderek daha bağımsız biçimde yönetebilen bir öğrenen hâline gelmesidir.
Çünkü eğitimde yalnızca ders başarısı değil, kendi sorumluluğunu yönetebilme becerisi de uzun vadeli bir kazanımdır.