“Ben matematiği sevmiyorum. Cocuğum matematiği sevmiyor.”
“Matematik çok zor.”
“Ben zaten matematik yapamıyorum.”
Eğer çocuğunuzdan bu cümlelerden birini duyuyorsanız, ilk tepkiniz daha fazla soru çözdürmek olabilir.
Belki bir test kitabı alırsınız. Daha fazla tekrar yaptırırsınız. Eksik olduğu konuları belirleyip çalıştırmaya başlarsınız.
Fakat burada gözden kaçırılabilecek önemli bir soru var:
Çocuğunuz gerçekten matematiği mi sevmiyor, yoksa matematikle kurduğu öğrenme deneyimini mi sevmiyor?
Çünkü matematik çocukların hayatında yalnızca ders kitaplarında, çalışma kağıtlarında ve sınavlarda karşılarına çıkan bir konu değildir.
Saymak, karşılaştırmak, ölçmek, tahmin etmek, şekilleri fark etmek, örüntüleri keşfetmek, bir problemi çözmek ve farklı yollar denemek de matematiksel düşünmenin parçalarıdır.
Üstelik çocuklar bunların önemli bir bölümünü farkında bile olmadan oyun oynarken yapabilir.
O halde asıl soru belki de şu:
Çocuğa daha fazla matematik çalıştırmak yerine, matematikle daha farklı bir ilişki kurmasını sağlayabilir miyiz?

Çocuklar Matematikten Neden Uzaklaşabilir?
Her çocuğun matematikten uzaklaşma nedeni aynı değildir.
Bir çocuk işlemleri yapabiliyor olabilir ama problem sorularında zorlanabilir. Başka bir çocuk sayıları anlamakta zorlanabilir. Bir başka çocuk ise aslında konuyu anlayabildiği hâlde hata yapmaktan çekindiği için matematik sorularından uzaklaşabilir.
Özellikle erken yaşlarda yaşanan başarısızlık deneyimleri, zaman içerisinde çocuğun kendisi hakkında:
“Ben matematikte iyi değilim.”
şeklinde bir düşünce geliştirmesine neden olabilir. Güncel eğitim içeriklerinde de matematikten uzaklaşmanın nedenleri arasında başarısızlık hissi, konunun soyut gelmesi ve uygun olmayan öğrenme deneyimleri sıkça ele alınıyor.
Burada velinin yapabileceği en önemli şeylerden biri, çocuğu hemen daha fazla çalışmaya zorlamak yerine neden zorlandığını anlamaya çalışmak.
Çünkü çocuğun ihtiyacı bazen daha fazla soru değil, matematiğe farklı bir pencereden bakabilmektir.
Matematik Sadece Defterde Öğrenilmez
Matematik deyince çoğu kişinin aklına hemen işlemler gelir.
Toplama.
Çıkarma.
Çarpma.
Bölme.
Problemler.
Ancak çocuğun matematiksel düşünmesi bunlardan çok daha geniştir.
Örneğin çocuk bir oyunda:
- İki nesneyi karşılaştırıyorsa,
- Hangisinin daha fazla olduğunu buluyorsa,
- Bir şeklin diğerine benzeyip benzemediğini inceliyorsa,
- Bir hamleden sonra ne olacağını tahmin ediyorsa,
- Bir problemi çözmek için farklı yollar deniyorsa,
- Bir strateji geliştiriyorsa,
aslında matematiksel düşünmenin farklı parçalarıyla karşılaşmaktadır.
Bu nedenle matematiği yalnızca “doğru cevabı bulma” sürecine indirgemek, çocuğun matematiğin diğer yönlerini keşfetmesini zorlaştırabilir.
Peki Oyun Matematik Öğrenmenin Neresinde?
Tam da burada oyun devreye giriyor.
Oyun, çocuğun doğal olarak dahil olduğu bir öğrenme ortamı oluşturabilir.
Fakat burada önemli bir ayrım yapmamız gerekiyor:
Her oyun matematik oyunu değildir.
Bir oyunun eğlenceli olması, onun otomatik olarak matematik öğrettiği anlamına gelmez.
Gerçek anlamda matematiksel bir öğrenme deneyimi oluşturabilmek için çocuğun oyun sırasında düşünmesi, ilişki kurması, tahmin yapması, karşılaştırması, strateji geliştirmesi veya problem çözmesi gerekir.
Örneğin yalnızca sayıları ezberlemek yerine bir oyunda belirli bir hedefe ulaşmak için sayıları kullanmak, çocuğun sayı kavramını farklı bir bağlamda deneyimlemesini sağlayabilir.
Bu nedenle oyunla matematik:
“Dersi oyun oynayarak eğlenceli hale getirmekten” daha fazlasıdır.
Amaç, matematiksel düşünmeyi oyunun doğal bir parçası haline getirmektir.
Oyunla Matematik Çocuğa Ne Kazandırabilir?
Oyunların matematik öğrenimindeki rolü yalnızca işlemleri eğlenceli hale getirmek değildir.
Doğru tasarlanmış bir matematik oyunu çocuğu düşünmeye zorlayabilir.
Örneğin bir strateji oyununda çocuk:
“Şimdi bunu yaparsam rakibim ne yapacak?”
diye düşünür.
Bir mantık oyununda:
“Bu seçenek olmazsa geriye ne kalıyor?”
diye sorgular.
Bir eşleştirme oyununda:
“Bunların ortak özelliği ne?”
diye düşünür.
Bir problem oyununda:
“Bunu başka nasıl çözebilirim?”
sorusunu sorar.
Bunların tamamı çocuğun matematiğe yalnızca işlem yapan bir öğrenci olarak değil, düşünen ve çözüm üreten bir birey olarak yaklaşmasına yardımcı olabilir.
Matematik öğretiminde oyunların kullanımı da yalnızca ticari eğitim programlarının iddiası değil; üniversitelerin öğretim programlarında da oyun, matematik oyunları, mantık oyunları, bulmacalar ve matematik-oyun ilişkisi ayrı başlıklar altında ele alınıyor.
“Ben Matematik Yapamıyorum” Diyen Çocuk İçin Oyun Neden Farklı Bir Deneyim Olabilir?
Bir çocuğa:
“Hadi bakalım, şu 20 soruyu çöz.”
dediğinizde çocuk daha ilk anda bunun bir başarı testi olduğunu düşünebilir.
Doğru yaparsa başarılı olacaktır.
Yanlış yaparsa başarısız olacaktır.
Oysa bir oyun sırasında çocuk çoğu zaman doğrudan “matematik sınavı oluyorum” düşüncesiyle hareket etmez.
Bir hamle yapar.
Sonucunu görür.
Yanlışsa başka bir yol dener.
Tekrar düşünür.
Yeni bir strateji geliştirir.
Bu süreçte hata, öğrenmenin doğal bir parçası haline gelebilir.
İşte bizim için oyunla matematiğin önemli noktalarından biri tam olarak burasıdır.
Çocuğun hata yapmaktan korkmadan düşünmesini sağlayabilmek.
Evde Matematiği Oyuna Dönüştürmek İçin 5 Basit Fikir
Oyunla matematik için mutlaka özel bir materyal satın almak gerekmez.
Günlük hayatın kendisi bile matematik için kullanılabilir.
1. Market Oyunu
Markette çocuğunuza:
“10 liramız var. Bu ürünlerden hangilerini alabiliriz?”
diye sorabilirsiniz.
Burada çocuk yalnızca işlem yapmaz.
Fiyatları karşılaştırır, tahmin yapar ve seçim yapmak zorunda kalır.
2. Sayı Avı
Evde belirli bir sayı aralığı belirleyebilirsiniz.
Örneğin:
“Evde 5 tane üçgen bulabilir misin?”
Bu basit oyun şekil, sayı ve sınıflandırma becerilerini günlük yaşamın içine taşıyabilir.
3. Zar Oyunu
İki zar atın.
Çocuktan:
“Bu iki sayıyı toplarsak kaç eder?”
diye cevap istemek yerine oyunu biraz daha geliştirebilirsiniz:
“Toplamı 10’a en yakın yapan kazanıyor.”
Böylece çocuk sadece toplama işlemi yapmaz; aynı zamanda tahmin eder ve strateji kurar.
4. Tahmin Et
Bir kavanoza belirli sayıda nesne koyun.
Çocuğunuza:
“Sence burada kaç tane var?”
diye sorun.
Ardından birlikte sayın.
Burada önemli olan çocuğun doğru tahmin etmesi değil, tahmin etme ve sonucunu kontrol etme sürecidir.
5. Strateji Oyunları
Kuralları olan strateji oyunlarında çocuk hamlelerini planlamak, seçenekleri değerlendirmek ve sonucunu öngörmek zorunda kalabilir.
Bu nedenle bazı oyunlar çocuğun matematiksel düşünmesini destekleyen doğal ortamlar oluşturabilir.
Ama Her Çocuğa Aynı Oyun Uygun Değildir
Burada önemli bir noktaya daha geliyoruz.
“Çocuğuma matematiği sevdireceğim.”
diyerek internette gördüğünüz herhangi bir matematik oyununu uygulamak her zaman beklediğiniz sonucu vermeyebilir.
Çünkü 4 yaşındaki bir çocuğun ihtiyacı ile 10 yaşındaki bir çocuğun ihtiyacı aynı değildir.
Çocuğun:
- Yaşı,
- gelişim düzeyi,
- matematik deneyimi,
- ilgi alanları,
- güçlü olduğu beceriler,
- zorlandığı noktalar
birlikte düşünülmelidir.
Bu nedenle oyun seçerken yalnızca “Bu oyun eğlenceli mi?” sorusunu sormak yeterli değildir.
Asıl soru:
“Bu oyun çocuğu hangi yönde düşünmeye teşvik ediyor?”
olmalıdır.
Oyunla Matematik “Ders Çalışmamak” Anlamına Gelmez
Bu konuda velilerin kafasında oluşabilecek önemli bir yanlış anlaşılmayı da düzeltelim.
Oyunla matematik demek:
“Çocuk artık matematik çalışmayacak, sadece oyun oynayacak.”
demek değildir.
Tam tersine amaç, çocuğun matematiksel düşünmesini farklı deneyimlerle desteklemektir.
Çocuğun okulda öğrendiği kavramları farklı ortamlarda kullanması, matematiği günlük yaşamla ilişkilendirmesi ve problem çözmeye farklı açılardan yaklaşması öğrenme sürecinin önemli parçaları olabilir.
Dolayısıyla oyun, matematiğin alternatifi değil; doğru tasarlandığında matematiksel düşünmeyi destekleyen bir öğrenme aracı olabilir.
Oyunla Matematik Atölyesi Nedir?
İşte burada Laas Akademi’nin Oyunla Matematik Atölyesi yaklaşımı devreye giriyor.
Laas Akademi’nin Oyunla Matematik programı erken eğitim ve öncesiöğrenci grubuna yönelik hazırlanıyor. Programda akıl ve strateji oyunları, mantık geliştirme çalışmaları ve MEB müfredatıyla paralel etkinlikler kullanılıyor.
Buradaki temel yaklaşım:
Çocuğa daha fazla matematik sorusu çözdürmek değil, matematiksel düşünmeyi deneyimletmek.
Çocuk bir oyunun içerisinde problemle karşılaşabilir.
Çözüm yollarını deneyebilir.
Yanlış yapabilir.
Tekrar deneyebilir.
Bir strateji geliştirebilir.
Ve bütün bunları yaparken matematiksel düşünmenin farklı yönleriyle karşılaşabilir.
Oyunla Matematik Atölyesi Kimler İçin Uygun?
Oyunla Matematik Atölyesi özellikle:
- Matematiğe karşı ilgisi düşük olan,
- “Ben matematik yapamıyorum.” diyen,
- Matematiği yalnızca soru çözmek olarak gören,
- Problem çözmeyi geliştirmesi gereken,
- Mantık ve strateji oyunlarından hoşlanan,
- Matematiksel düşünme becerilerini geliştirmesi hedeflenen
çocuklar için değerlendirilebilir.
Ancak burada da önemli olan çocuğa bir etiket koymak değil.
“Bu çocuk matematikte kötü.”
yerine:
“Bu çocuğun matematikle nasıl bir öğrenme deneyimine ihtiyacı var?”
sorusunu sormaktır.
Oyunla Matematik Atölyesinde Amaç Sadece Matematiği Sevdirmek mi?
Hayır.
“Matematiği sevsin.” güzel bir başlangıç hedefidir ama tek başına yeterli değildir.
Bizim açımızdan daha önemli olan, çocuğun matematik karşısında:
merak etmesi, düşünmesi, denemesi, hata yapabilmesi ve farklı çözüm yolları araması.
Çünkü uzun vadede çocuğun ihtiyacı yalnızca birkaç işlemi daha hızlı yapmak değildir.
Karşısına bir problem çıktığında:
“Bunu nasıl çözebilirim?”
diye düşünebilmesi çok daha değerlidir.
Laas Akademi’nin Bakış Açısı
Laas Akademi olarak matematiğin çocuklara yalnızca “doğru cevabı bulma” üzerinden öğretilmesini yeterli görmüyoruz.
Çünkü matematik yalnızca işlem yapmak değildir.
Matematik;
düşünmek, ilişki kurmak, tahmin etmek, sorgulamak, strateji geliştirmek ve problem çözmektir.
Bu nedenle Oyunla Matematik yaklaşımımızda çocuğun yalnızca sonuca ulaşmasına değil, sonuca nasıl ulaştığına da önem veriyoruz.
Bir çocuk bir soruyu yanlış çözebilir.
Bir oyunda kaybedebilir.
Bir stratejisi işe yaramayabilir.
Bizim için bunların hiçbiri tek başına başarısızlık değildir.
Asıl önemli olan çocuğun:
“Nerede hata yaptım?”
“Başka nasıl deneyebilirim?”
“Bir sonraki hamlem ne olmalı?”
diye düşünmeye başlamasıdır.
Oyunlar bu düşünme sürecini çocuk için daha doğal ve katılımcı bir hale getirebilir.
Bu yüzden Oyunla Matematik Atölyesi’ni yalnızca “matematiği eğlenceli hale getiren bir etkinlik” olarak görmüyoruz.
Amacımız çocuğun matematikle kurduğu ilişkiyi değiştirebilmek.
Matematik karşısında:
“Ben yapamam.”
yerine,
“Bir de böyle deneyelim.”
diyebilmesini sağlamak.
Çocuğunuz Matematikten Kaçıyorsa Nereden Başlamalı?
Öncelikle daha fazla test kitabı almak zorunda değilsiniz.
Önce çocuğunuzun matematikle ilişkisini gözlemleyin.
Matematik denildiğinde ne hissediyor?
Soruyu görünce hemen pes mi ediyor?
Yanlış yapmaktan mı korkuyor?
Konuyu anlamadığı için mi uzaklaşıyor?
Yoksa matematiği sadece sıkıcı bir ders olarak mı görüyor?
Bazen çözüm, çocuğa daha fazla matematik yaptırmak değil; matematiği farklı bir şekilde deneyimletmek olabilir.
Çünkü çocuk matematiği yalnızca bir ders olarak gördüğünde kaçmak isteyebilir.
Ama matematiği bir problem, bir keşif, bir strateji veya bir oyun olarak gördüğünde yaklaşımı değişebilir.
Belki de çocuğunuz matematiği sevmiyor değildir.
Belki henüz matematiği sevebileceği şekilde deneyimlememiştir.
Laas Akademi Oyunla Matematik Atölyesi hakkında daha fazla bilgi almak ve programın çocuğunuz için uygun olup olmadığını öğrenmek için Oyunla Matematik programımızı inceleyebilirsiniz.
