LGS hazırlığında öğrenciler genellikle kaç soru çözdüğüne, kaç net yaptığına ve hangi konuları bitirdiğine odaklanıyor. LGS’de Boş Bırakmak mı, İşaretlemek mi?
Ancak sınav günü geldiğinde bambaşka bir soru ortaya çıkıyor:
“Bu soruyu bilmiyorum. Boş mu bırakmalıyım, yoksa tahmin mi etmeliyim?”
Bu küçük gibi görünen karar, özellikle çok sayıda soruda kararsız kalındığında öğrencinin netini etkileyebilir.
Üstelik LGS’de yanlış cevapların bir etkisi olduğu için “Nasıl olsa dört seçenek var, birini işaretleyeyim.” düşüncesi her zaman doğru değildir.
Peki doğru strateji ne?
Her soruyu mutlaka işaretlemek de, emin olmadığın her soruyu otomatik olarak boş bırakmak da doğru yaklaşım değildir.
Önemli olan, kaç seçeneği eleyebildiğini ve soruya ne kadar hâkim olduğunu değerlendirebilmektir.

LGS’de 3 Yanlış 1 Doğruyu Götürüyor mu?
Evet.
Mevcut LGS puanlama sisteminde her test için net hesaplanırken yanlış cevapların üçte biri doğru cevap sayısından çıkarılır.
Basit formül:
Net = Doğru Sayısı − (Yanlış Sayısı ÷ 3)
Örneğin bir öğrenci:
- 15 doğru
- 3 yanlış
- 2 boş
yaptıysa:
15 − (3 ÷ 3) = 14 net
olur.
Boş bırakılan iki soru ise net hesabında herhangi bir kayıp oluşturmaz.
Dolayısıyla öğrencinin yalnızca doğru sayısına değil, yanlışlarını da kontrol etmeyi öğrenmesi gerekir.
LGS’de Boş Bırakmak mı, İşaretlemek mi?
Burada önemli bir ayrıntı var.
“Bilmiyorsan kesinlikle boş bırak.”
demek de fazla basit bir yaklaşım olur.
Çünkü sınav sorularının çoğunda öğrencinin soruya ilişkin kısmi bir bilgisi olabilir.
Örneğin dört seçenekli bir soruda öğrenci:
“A kesinlikle yanlış.”
diyebiliyorsa artık dört seçenek arasında tamamen rastgele seçim yapmıyordur.
Soruyu çözme ihtimali değişmiştir.
Bu nedenle sınavda uygulanabilecek en pratik yöntem:
Önce seçenekleri ele.
Sonra karar ver.
Hiçbir Fikrin Yoksa Ne Yapmalısın?
Dört seçenekli bir soruya bakalım.
Öğrenci soruyu okudu ve:
- Konuyu bilmiyor.
- Soruyu nasıl çözeceğini bilmiyor.
- Seçenekler hakkında hiçbir fikri yok.
Bu durumda dört seçenekten birini tamamen rastgele seçmek ile boş bırakmak arasında matematiksel olarak uzun vadeli bir avantaj bulunmaz.
Çünkü doğru cevabı bulma ihtimali %25 iken yanlış cevapların net üzerindeki etkisi bunu dengeler.
Bu nedenle öğrenci hiçbir fikri olmayan sorularda sırf boş kalmasın diye rastgele işaretleme alışkanlığı edinmemeli.
Buradaki amaç öğrenciyi “asla tahmin yapma” konusunda şartlandırmak değil.
Ama tahmin ile rastgele işaretlemeyi birbirinden ayırmak.
Bir Şıkkı Eleyebiliyorsan Durum Değişiyor
Şimdi aynı soruyu düşünelim.
Dört seçenek var.
Öğrenci soruyu tam çözemiyor ama:
“Bu seçenek kesinlikle yanlış.”
diyebiliyor.
Artık üç seçenek kalıyor.
Bu durumda öğrencinin doğru cevabı bulma ihtimali yükseliyor.
Daha fazla seçeneği eleyebiliyorsa avantajı daha da artıyor.
Örneğin iki seçeneği kesin olarak elediğini düşünelim.
Artık:
2 seçenek arasından seçim yapıyor.
Bu durumda doğru cevabı bulma ihtimali %50’ye yükseliyor.
Dolayısıyla:
Soruyu tamamen bilmiyorum ama seçenekleri eleyebiliyorum.
ile
Soruyla ilgili hiçbir fikrim yok.
aynı durum değildir.
Bu ayrımı öğrencinin denemelerde öğrenmesi çok önemlidir.
LGS’de Şık Eleme Nasıl Yapılır?
Şık eleme yalnızca “Bu cevap bana saçma geldi.” demek değildir.
Öğrencinin seçenekleri soruya göre değerlendirmesi gerekir.
Örneğin:
1. Soruda istenmeyen seçeneği ele
Soru “hangisi söylenemez?” diyorsa, metinde açıkça desteklenen seçenekleri önce belirlemek işe yarayabilir.
2. Sorunun verdiği bilgiyle çelişen seçeneği ele
Özellikle Fen Bilimleri ve Matematik sorularında verilen bilgilerle çelişen seçenekler doğrudan elenebilir.
3. Birim ve büyüklüklere dikkat et
Matematik ve Fen sorularında seçeneklerin birimleri veya değerleri önemli ipuçları verebilir.
4. Metinde olmayan bilgiyi ekleyen seçeneğe dikkat et
Türkçe sorularında öğrenciler bazen kendi yorumlarını metne ekleyebiliyor.
Oysa sorunun cevabı çoğu zaman metnin içindeki bilgilerden çıkarılmalıdır.
5. “Kesinlikle”, “her zaman”, “yalnızca” gibi kelimelere dikkat et
Bu tür ifadeler özellikle yorum sorularında seçeneğin kapsamını değiştirebilir.
“İki Şık Arasında Kaldım” Ne Yapmalıyım?
İşte sınavın en zor anlarından biri bu.
Öğrenci iki seçenek arasında kalıyor ve:
“İkisi de doğru gibi.”
diyor.
Burada hemen birini işaretlemek yerine soruya yeniden dönmek daha doğru olabilir.
Kendine şu üç soruyu sor:
1. Soru benden tam olarak ne istiyor?
2. İki seçenek arasındaki temel fark ne?
3. Metin, grafik, tablo veya soruda verilen bilgilerden hangisi bu farkı belirliyor?
Çoğu zaman iki seçenek arasındaki farkı bulmak, sorunun tamamını yeniden çözmekten daha kolaydır.
Bir Soruda Ne Kadar Israr Etmelisin?
Bu konu, “boş bırakmak mı işaretlemek mi?” kadar önemli.
Çünkü bazen öğrenci soruyu çözemediği için değil, sorunun başında gereğinden fazla zaman harcadığı için sınavın sonunda zor durumda kalıyor.
Özellikle uzun ve çok adımlı sorularda öğrenci:
“Bu soruyu mutlaka çözmeliyim.”
diye düşünüp dakikalarca aynı soruya takılabiliyor.
Oysa sınav stratejisinde her soruyu ilk gördüğünde çözmek zorunda değilsin.
İlk turda:
- Hemen çözebildiğin soruları çöz.
- Uzun süreceğini düşündüğün soruyu işaretle.
- Emin olmadığın soruda zaman kaybetme.
- Sonraki soruya geç.
İkinci turda:
- İşaretlediğin sorulara geri dön.
- Soruyu yeniden değerlendir.
- Şıkları ele.
- Gerekirse tahmin yap.
- Hâlâ hiçbir fikrin yoksa boş bırakmayı düşün.
Bu yöntem özellikle zaman yönetimini kolaylaştırabilir.
“Ama Ben Boş Bırakırsam Moralım Bozuluyor”
Bu da öğrencilerde çok sık görülen bir durum.
Öğrenci 20 soruluk bir testte 3 soruyu boş bırakınca:
“Ben bu sınavı yapamıyorum.”
diye düşünebiliyor.
Oysa boş bırakmak başarısızlık değildir.
Bir soruyu boş bırakmak bazen öğrencinin:
- soruya zaman ayırmadığını,
- ikinci turda çözmek istediğini,
- emin olmadığı için netini koruduğunu
gösterebilir.
Önemli olan sınavın sonunda kaç soru boş bıraktığın değil, bu boşların neden oluştuğunu bilmen.
Denemelerde Boş Bıraktığın Soruları İncele
Bence bu konunun öğrenciler açısından en değerli kısmı burası.
Bir deneme bittikten sonra yalnızca:
“Kaç net yaptım?”
diye bakmak yerine boş bırakılan sorular da incelenmeli.
Her boş soru için şu soruyu sor:
“Bunu neden boş bıraktım?”
Cevaplardan biri mutlaka çıkacaktır:
- Konuyu bilmiyordum.
- Soruyu anlamadım.
- Sürem yetmedi.
- İki şık arasında kaldım.
- İşlem çok uzundu.
- Dikkatim dağıldı.
- Soruyu yanlış okudum.
- Aslında çözebilirdim ama panik yaptım.
İşte bu cevaplar öğrencinin sınav stratejisini geliştirir.
Özellikle “İki Şık Arasında Kaldım” Sorularını Biriktirin
Bir öğrencinin denemelerde sürekli iki şık arasında kalması önemli bir veridir.
Çünkü bu öğrencinin:
konuyu hiç bilmediği anlamına gelmez.
Tam tersine, çoğu zaman öğrenci sorunun önemli bölümünü anlamış ancak son ayrımı yapamıyordur.
Bu durumda yapılması gereken yalnızca daha fazla soru çözmek olmayabilir.
Yanlış veya boş bırakılan sorularda:
“Diğer seçenek neden yanlış?”
çalışması yapmak çok faydalıdır.
Çünkü doğru cevabı bulmaktan daha öğretici olan şeylerden biri, yanlış seçeneklerin neden yanlış olduğunu anlayabilmektir.
LGS’de Tahmin Yapmak Bir Şans Oyunu mu?
Hayır.
Burada “tahmin” kelimesini doğru anlamak gerekiyor.
Rastgele işaretlemek:
“Hiçbir fikrim yok, A diyeyim.”
Eleme yaparak tahmin etmek:
“B ve D kesinlikle yanlış. A ile C arasında kaldım.”
İkisi aynı şey değildir.
İkinci durumda öğrenci sorudan bilgi toplamış ve seçenekleri azaltmıştır.
Bu nedenle öğrencinin sınav stratejisinde hedef:
Her soruyu işaretlemek değil, mümkün olduğunca bilinçli karar vermek.
olmalıdır.
LGS Denemelerinde Kendine Bir “Boş Soru” Takibi Yap
Öğrenci isterse deneme sonrasında küçük bir tablo oluşturabilir:
| Boş bırakma nedeni | Sayı |
|---|---|
| Konuyu bilmiyordum | 3 |
| Sürem yetmedi | 2 |
| İki şık arasında kaldım | 4 |
| Soruyu anlamadım | 1 |
| Dikkatsizlik | 1 |
Bu tablo birkaç deneme boyunca tutulduğunda çok değerli bir bilgi ortaya çıkar.
Örneğin öğrenci her denemede 5 soru boş bırakıyor olabilir.
Ama bunların:
4 tanesi iki şık arasında kalınan sorularsa, öğrencinin konu eksiğinden çok soru yorumlama ve karar verme konusunda çalışması gerekebilir.
Buna karşılık boşların çoğu:
“Bu konuyu bilmiyordum.”
şeklindeyse konu çalışmasına dönmek daha mantıklıdır.
Veliler Çocuğa “Neden Boş Bıraktın?” Demeden Önce Bunu Sormalı
Deneme sonrası:
“Kaç yanlış yaptın?”
“Kaç boşun var?”
“Neden bu kadar düşük?”
gibi sorular öğrenciyi yalnızca sonuca odaklayabilir.
Bunun yerine:
“Boş bıraktığın soruların nedenlerine baktın mı?”
diye sormak çok daha öğretici olabilir.
Çünkü öğrencinin gelişmesi gereken nokta yalnızca yanlış yaptığı sorular değildir.
Çözemediği halde neden çözemediğini anlayamadığı sorular da önemlidir.
LGS’de Boş Bırakmak mı, İşaretlemek mi? Kısaca
Konuyu tek bir kurala indirgemek gerekirse:
Soruyu biliyorsan:
Çöz ve işaretle.
Soruyu tam çözemiyorsan ama seçenekleri eleyebiliyorsan:
Eleme yap ve bilinçli bir tahminde bulun.
İki seçenek arasında kaldıysan:
Soruyu tekrar oku ve seçenekler arasındaki farkı bulmaya çalış.
Hiçbir fikrin yoksa:
Rastgele işaretlemek yerine boş bırakmayı değerlendirebilirsin.
Soruda çok uzun süredir takılıyorsan:
Geç, sonra geri dön.
Ve en önemlisi:
Boş bırakmak tek başına bir başarısızlık göstergesi değildir. Asıl önemli olan öğrencinin neden boş bıraktığını bilmesidir.
Laas Akademi’nin Bakış Açısı
LGS hazırlığında öğrencinin yalnızca doğru cevap sayısını artırmasına odaklanmanın yeterli olmadığını düşünüyoruz.
Bir öğrencinin 15 doğru yapması tek başına bize yeterli bilgi vermez.
Çünkü o 15 doğrunun yanında:
- Kaç yanlış var?
- Kaç boş var?
- Boşlar neden oluştu?
- İki şık arasında kaç kez kalındı?
- Süre problemi yaşandı mı?
- Öğrenci bildiği halde soruyu kaçırdı mı?
- Konu eksikliği mi var, yoksa soru çözme problemi mi?
gibi soruların da cevaplanması gerekir.
Turlama Tekniği Nedir?
Bu nedenle denemeyi yalnızca puan veren bir sınav olarak değil, öğrencinin çalışma sürecine yön veren bir ölçme aracı olarak görüyoruz.
Bizim için önemli olan öğrencinin bir sonraki denemede sadece daha fazla soru işaretlemesi değil;
hangi soruda neden durduğunu, neyi bildiğini ve hangi noktada karar vermekte zorlandığını anlayabilmesi.
Çünkü LGS’de başarı yalnızca bilgiden oluşmuyor.
Bilgiyi doğru zamanda kullanmak, zamanı yönetmek ve doğru kararı verebilmek de sınav başarısının önemli bir parçası.
Ve bazen bir soruyu boş bırakmak değil, o soruda gereğinden fazla zaman harcamak öğrencinin asıl kaybı olabiliyor.
