Çocuğunuz bir derste zorlanıyor olabilir. Sınav sonuçları istediğiniz gibi gelmiyor olabilir. Ders çalışıyor fakat öğrendiği bilgileri sorulara aktarmakta güçlük çekiyor olabilir.
Böyle durumlarda velilerin aklına gelen seçeneklerden biri birebir özel ders alırken nelere dikkat edilmeli oluyor.
Fakat burada önemli bir soru var:
Her özel ders aynı sonucu verir mi?
Aslında hayır.
Bir öğrencinin haftada birkaç saat özel ders alması tek başına başarıyı garanti etmez. Önemli olan öğrencinin ihtiyacının doğru belirlenmesi, dersin öğrencinin seviyesine göre planlanması, öğretmenin öğrenciyi tanıması ve sürecin düzenli olarak takip edilmesidir.
Bu nedenle birebir özel ders alırken yalnızca öğretmenin hangi derse girdiğine veya ders ücretinin ne kadar olduğuna bakmak yeterli değildir.
Peki nelere dikkat edilmeli?

Birebir Özel Ders Nedir? Birebir özel ders alırken nelere dikkat edilmeli?
Birebir özel ders, öğretmen ile öğrencinin doğrudan çalıştığı ve eğitimin öğrencinin ihtiyaçlarına göre şekillendirilebildiği bir eğitim modelidir.
Grup derslerinden en önemli farklarından biri, öğretmenin aynı anda birden fazla öğrencinin ortak seviyesine göre ilerlemek zorunda olmamasıdır.
Öğrencinin:
- Eksik olduğu konular,
- Anlamadığı kazanımlar,
- Soru çözme biçimi,
- Öğrenme hızı,
- Çalışma alışkanlıkları,
- Yanlış yaptığı soru tipleri
daha yakından ele alınabilir.
Ancak bunun gerçekleşebilmesi için özel dersin gerçekten öğrenciye özel olması gerekir.
1. Öncelikle Çocuğun Gerçek İhtiyacı Belirlenmeli
Birebir özel ders seçerken ilk sorulması gereken soru:
“Hangi dersten özel ders alacak?”
olmamalı.
Önce:
“Çocuğun bu derste tam olarak hangi konuda desteğe ihtiyacı var?”
sorusunun cevabı aranmalı.
Örneğin matematikte zorlanan bir öğrencinin problemi temel işlemler olabilir.
Başka bir öğrencinin problemi ise konuyu bilmesine rağmen soruları yorumlayamaması olabilir.
Bir başka öğrenci ise düzenli çalışmadığı için konuları biriktirmiş olabilir.
Üç öğrencinin de “matematik özel dersine ihtiyacı var” gibi görünmesine rağmen ihtiyaçları aynı değildir.
İyi bir birebir eğitim, öğrencinin problemini tanımakla başlar.
2. Öğretmen Öğrencinin Seviyesine Göre İlerlemeli
Özel dersin en önemli avantajlarından biri öğrencinin seviyesine göre ilerleyebilmesidir.
Bu nedenle dersin herkes için aynı şekilde hazırlanmış standart bir programa dönüşmemesi gerekir.
Öğrenci konuyu biliyorsa gereksiz yere aynı noktada uzun süre kalmak yerine daha ileri çalışmalara geçilebilir.
Konu eksikse önce eksik tamamlanabilir.
Öğrenci belirli bir soru tipinde sürekli hata yapıyorsa o soru tipi ayrıca çalışılabilir.
Yani dersin temposunu yalnızca sınıf seviyesi değil, öğrencinin gerçek akademik durumu belirlemelidir.
3. Sadece Konu Anlatımına Odaklanılmamalı
Özel ders denildiğinde bazen akla şu model geliyor:
Öğretmen konuyu anlatır → öğrenci dinler → ders biter.
Fakat bu yaklaşım her öğrenci için yeterli olmayabilir.
Öğrencinin konuyu gerçekten öğrenip öğrenmediğini görmek için:
- Soru çözmesi,
- Öğretmenin öğrenciyi gözlemlemesi,
- Yanlışların incelenmesi,
- Eksiklerin belirlenmesi,
- Gerekirse konunun farklı yöntemle tekrar ele alınması
gerekebilir.
Çünkü bir konuyu dinlemek ile o konuyu kullanabilmek aynı şey değildir.
Özellikle sınava hazırlanan öğrencilerde bu ayrım oldukça önemlidir.
4. Öğrencinin Yanlışları Takip Edilmeli
Bir öğrencinin yalnızca kaç doğru yaptığına bakmak yeterli değildir.
Asıl önemli sorulardan biri:
Yanlışları neden yaptığıdır?
Örneğin öğrenci bir matematik sorusunu yanlış çözdüğünde:
- Konuyu bilmiyor mu?
- Soruyu yanlış mı okudu?
- İşlem hatası mı yaptı?
- Soruyu yorumlayamadı mı?
- Zaman baskısı mı yaşadı?
- Benzer sorularda da aynı hatayı yapıyor mu?
Bunların her biri farklı bir probleme işaret eder.
Bu nedenle birebir özel derste öğrencinin yanlışlarının yalnızca “yanlış” olarak işaretlenmesi yerine neden yanlış yaptığının anlaşılması çok daha değerlidir.
5. Ders Sonrası Öğrencinin Ne Yapacağı Belli Olmalı
Birebir ders yalnızca ders saatiyle sınırlı kalırsa öğrencinin gelişimini takip etmek zorlaşabilir.
Dersin sonunda öğrenci:
“Bugün ne öğrendim ve şimdi ne yapacağım?”
sorusunun cevabını bilmeli.
Örneğin öğretmen:
- Tekrar edilmesi gereken konuyu,
- Çözülmesi gereken soru sayısını,
- Dikkat edilmesi gereken soru tiplerini,
- Bir sonraki derse kadar tamamlanması gereken çalışmaları
belirleyebilir.
Böylece özel ders, haftada bir veya birkaç saatlik bağımsız bir etkinlik olmaktan çıkar ve öğrencinin genel çalışma düzeninin bir parçası haline gelir.
6. Öğrencinin Çalışma Alışkanlığı da Dikkate Alınmalı
Bazen öğrencinin problemi yalnızca akademik değildir.
Öğrenci konuyu anlayabilir fakat:
- Ders çalışmayı sürekli erteliyor olabilir.
- Nereden başlayacağını bilmiyor olabilir.
- Düzenli tekrar yapmıyor olabilir.
- Yanlışlarını incelemiyor olabilir.
- Çalışma planını sürdüremiyor olabilir.
Bu durumda yalnızca daha fazla soru çözmek problemi tamamen ortadan kaldırmayabilir.
Öğrencinin nasıl çalıştığının da değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle 5, 6 ve 7. sınıf öğrencilerinde bu konu ayrıca önemlidir.
Çünkü bu yaşlarda kazanılan çalışma alışkanlıkları, öğrencinin ilerleyen yıllardaki akademik sürecini etkileyebilir.
7. Velinin Sürece Dahil Olması Önemli Ama Kontrol Etmesi Gerekmiyor
Özel ders alan öğrencinin velisi de doğal olarak çocuğunun gelişimini bilmek ister.
Ancak veli ile öğrenci arasında sürekli:
“Kaç soru çözdün?”
“Ders çalıştın mı?”
“Ödevini yaptın mı?”
şeklinde bir kontrol mekanizması oluşması her zaman sağlıklı olmayabilir.
Burada eğitim kurumunun veya öğretmenin veliye anlaşılır ve düzenli geri bildirim sağlaması çok değerlidir.
Veli şunları bilmek isteyebilir:
- Öğrencinin güçlü olduğu alanlar neler?
- Hangi konularda eksikleri var?
- Hangi konularda gelişme gösterdi?
- Çalışma alışkanlığında bir problem var mı?
- Önümüzdeki süreçte neye odaklanılacak?
Böylece veli çocuğunun eğitim sürecini daha sağlıklı takip edebilir.
8. Sadece Ders Ücretine Göre Karar Vermeyin
Özel ders araştırırken fiyat karşılaştırması yapmak elbette doğaldır.
Fakat “en ucuz özel ders” ile “en uygun eğitim” aynı şey değildir.
Bir özel ders hizmetini değerlendirirken fiyatın yanında şu sorular da sorulmalıdır:
Öğrencinin seviyesi belirleniyor mu?
Ders içeriği öğrencinin ihtiyacına göre değişiyor mu?
Öğrencinin gelişimi takip ediliyor mu?
Yanlışlar ve eksikler analiz ediliyor mu?
Veliye geri bildirim veriliyor mu?
Öğrencinin çalışma alışkanlığı dikkate alınıyor mu?
Ders yalnızca konu anlatımı şeklinde mi ilerliyor?
Bunların cevapları, yalnızca ders ücretinden çok daha fazla şey anlatabilir.
9. 5, 6 ve 7. Sınıflarda Birebir Özel Ders Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?
Özellikle ortaokulun ilk yıllarında özel dersin amacı yalnızca yaklaşan sınava hazırlanmak olmamalıdır.
5. sınıfta
Öğrencinin ortaokula uyum sağlaması, temel eksiklerinin belirlenmesi ve düzenli çalışma alışkanlığının oluşturulması önemlidir.
6. sınıfta
Öğrencinin konu eksiklerinin büyümeden fark edilmesi ve kendi çalışma sorumluluğunu geliştirmesi önem kazanır.
7. sınıfta
Artık öğrencinin akademik eksiklerinin yanı sıra çalışma düzeni, soru çözme alışkanlığı ve ilerleyen LGS sürecine hazırlığı daha fazla önem taşır.
Bu nedenle özel dersin her sınıf seviyesinde aynı amaçla uygulanması doğru olmayabilir.
Öğrencinin yaşı, akademik seviyesi ve hedefleri dikkate alınmalıdır.
10. Özel Dersin Amacı Öğrenciyi Öğretmene Bağımlı Hale Getirmek Olmamalı
Bence velilerin özellikle dikkat etmesi gereken noktalardan biri de bu.
Özel dersin amacı öğrencinin sürekli öğretmenin yönlendirmesine ihtiyaç duyması değildir.
Tam tersine süreç ilerledikçe öğrencinin:
“Bunu öğretmen söylemeden de yapabilirim.”
noktasına gelmesi hedeflenmelidir.
Öğrenci zaman içerisinde:
- Eksiklerini fark edebilmeli,
- Ne çalışacağını belirleyebilmeli,
- Yanlışlarını inceleyebilmeli,
- Soru çözümünü değerlendirebilmeli,
- Çalışma sorumluluğunu üstlenebilmeli.
Böyle bakıldığında iyi bir özel ders yalnızca bir konuyu öğretmez.
Öğrencinin öğrenme becerisini de geliştirir.
LAAS Akademi’de Birebir Özel Ders Nasıl Ele Alınıyor?
Birebir eğitimin değerini yalnızca öğrencinin öğretmenle baş başa kalması olarak görmemek gerekir.
Asıl değer, bu birebir çalışmanın öğrencinin gerçek ihtiyacına göre kullanılabilmesidir.
LAAS Akademi’de de birebir eğitimi değerlendirirken yalnızca:
“Hangi dersten ders verelim?”
sorusuna değil,
“Bu öğrencinin şu anda neye ihtiyacı var?”
sorusuna odaklanmak çok daha doğru bir yaklaşım.
Çünkü her öğrencinin eksikliği aynı olmadığı gibi, her öğrencinin öğrenme biçimi ve çalışma alışkanlığı da aynı değildir.
Bir öğrencinin konu eksiğini tamamlamak gerekirken başka bir öğrencinin soru çözme becerisi üzerinde çalışmak gerekebilir.
Bir başka öğrencinin ise öncelikle düzenli çalışma alışkanlığı kazanması gerekebilir.
Bu nedenle birebir eğitimde öğrenciyi tanımak, süreci takip etmek ve gerektiğinde eğitim yaklaşımını değiştirebilmek büyük önem taşır.
İyi Bir Birebir Özel Dersin Sonunda Ne Değişmeli?
Bu soruyu sormak çok önemli.
Öğrenci yalnızca daha fazla soru çözmüş mü?
Yoksa gerçekten gelişmiş mi?
İyi planlanan bir birebir eğitim sürecinin sonunda öğrencide zaman içerisinde:
- Konu eksiklerinin azalması,
- Soru çözme becerisinin gelişmesi,
- Yanlışlarını analiz edebilmesi,
- Ders çalışma düzeninin güçlenmesi,
- Kendi eksiklerini fark edebilmesi,
- Öğrenme konusunda daha fazla sorumluluk alması
gibi gelişmeler görmek beklenir.
Çünkü özel dersin gerçek başarısı yalnızca ders sırasında değil, öğrencinin ders dışında ne yapabildiğinde de ortaya çıkar.
Özel Ders Seçerken Asıl Sorulması Gereken Soru
Bir öğretmen seçerken elbette deneyim, branş bilgisi ve iletişim becerisi önemlidir.
Ancak bunların yanında çok daha önemli bir soru vardır:
“Bu eğitim benim çocuğumun gerçek ihtiyacına göre şekillenecek mi?”
Çünkü birebir özel dersin en büyük avantajı zaten buradadır.
Öğrenciye göre değişebilmesi.
Daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğu yerde desteklenmesi, iyi olduğu yerde ilerlemesi, yanlışlarının analiz edilmesi ve zaman içerisinde kendi çalışma sorumluluğunu kazanması…
LAAS Akademi olarak eğitimi yalnızca ders anlatmak olarak görmüyoruz.
Öğrencinin nerede olduğunu anlamak, ihtiyaçlarını belirlemek, gelişimini takip etmek ve ona uygun eğitim sürecini oluşturmak bizim için işin önemli bir parçası.
Özellikle 5, 6 ve 7. sınıf öğrencilerinde, henüz akademik alışkanlıkların şekillendiği bu dönemde doğru yönlendirmenin çok değerli olduğuna inanıyoruz.
Çünkü iyi bir birebir eğitim yalnızca öğrencinin bugünkü sınavına yardımcı olmaz.
Öğrencinin nasıl öğrenmesi gerektiğini öğrenmesine de katkı sağlar.
Ve belki de bir özel dersten beklenebilecek en değerli sonuç budur:
Öğrencinin bir süre sonra kendi başına daha iyi çalışabilmesi.
