Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), 16 Ekim 2026 tarihinde Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) adı verilen yeni dijital ölçme ve değerlendirme platformunu tanıttı. Yeni sistem, öğrencilerin yalnızca sınavdan aldıkları puana değil, hangi konuları öğrendiklerine ve hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduklarına da odaklanıyor.
Peki, Ortak Yazılı Sınav Sistemi nedir, hangi sınıflarda uygulanacak ve öğrencilerin sınavlara hazırlanma biçimini nasıl etkileyebilir? Velilerin ve öğrencilerin bilmesi gereken ayrıntıları birlikte inceleyelim.

Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) nedir?
Ortak Yazılı Sınav Sistemi, MEB tarafından geliştirilen dijital bir ölçme ve değerlendirme platformudur. Sistem; sınavların hazırlanması, soru seçimi, değerlendirme, sonuçların analiz edilmesi ve öğrencilere geri bildirim verilmesi gibi aşamaları bir araya getirir.
Yeni sistemin temel amaçlarından biri, sınavları yalnızca bir not belirleme aracı olmaktan çıkararak öğrenme sürecini geliştiren bir değerlendirme aracına dönüştürmektir.
Bu yaklaşımda öğrencinin sınavdan kaç puan aldığı kadar, hangi öğrenme çıktılarında başarılı olduğu ve hangi konularda desteğe ihtiyaç duyduğu da önem kazanır.
Ortak Yazılı Sınav Sistemi hangi sınıflarda uygulanacak?
MEB’in 16 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre sistem, 2026-2027 eğitim öğretim yılı birinci dönem birinci yazılı sınavlarından itibaren kullanılmaya başlanacak.
Uygulamanın kapsadığı sınıf ve dersler şöyle:
Ortaokullarda
Sistem 5, 6 ve 7. sınıflarda şu derslerde uygulanacak:
- Türkçe
- Matematik
- Fen Bilimleri
- Sosyal Bilgiler
- Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
- İngilizce
Liselerde
Sistem 9, 10 ve 11. sınıflarda şu dersleri kapsayacak:
- Türk Dili ve Edebiyatı
- Matematik
- Fizik
- Kimya
- Biyoloji
- Tarih
- Coğrafya
- Felsefe
- Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
- İngilizce
Böylece toplam 16 ders alanında ortak bir dijital ölçme ve değerlendirme altyapısı oluşturulması hedefleniyor.
Önemli ayrıntı: Ortak Yazılı Sınav Sistemi, bütün öğrencilerin tüm sınavlarının aynı gün merkezî olarak yapılacağı anlamına gelmiyor. Sistem, okul genelinde gerçekleştirilen sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesi süreçlerini standartlaştırmayı amaçlıyor.
Yeni sistemde sınavlar nasıl hazırlanacak?
Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nin öne çıkan özelliklerinden biri, öğretim programlarındaki öğrenme çıktılarıyla uyumlu bir soru havuzuna dayanması.
MEB’in açıklamasına göre ilk dönem birinci ortak yazılı sınavları öncesinde sisteme yaklaşık 8 bin sorunun aktarılması, sonraki her sınav döneminde de yaklaşık 8 bin yeni soru geliştirilmesi hedefleniyor.
Sınavların hazırlanmasında şu süreç izlenecek:
- Konu ve öğrenme çıktıları belirlenecek. Sene başında zümre öğretmenleri tarafından belirlenen konu-soru dağılım tablolarındaki senaryolar esas alınacak.
- Öğretmenler soru hazırlama sürecine katılacak. Seçilen senaryodaki öğrenme çıktıları için iki soru, zümre öğretmenlerinin ortak kararıyla oluşturulacak.
- Soru havuzundan yararlanılacak. Diğer sorular, öğretmenlerin belirleyeceği güçlük seviyelerine göre sistemdeki havuzdan seçilecek.
- Soruların puanları ve güçlük düzeyleri belirlenecek. Kolay, orta ve zor düzeyleri ile puan değerleri öğretmenlerin mesleki değerlendirmeleri doğrultusunda şekillenecek.
Bu yapı, sınav hazırlama sürecini daha sistematik hâle getirirken öğretmenlerin öğrencilerini tanıyan mesleki değerlendirmelerini de korumayı hedefliyor.
Açık uçlu sorular neden öne çıkıyor?
Yeni sistemin dikkat çeken yönlerinden biri, öğrencilerin kendi cevaplarını oluşturmalarını gerektiren açık uçlu sorulara ağırlık verilmesi.
Çoktan seçmeli sorularda öğrenci seçenekler arasından bir yanıt belirler. Açık uçlu sorularda ise düşüncesini kendisi ifade etmesi, çözüm yolunu göstermesi veya bir sonuca nasıl ulaştığını açıklaması gerekebilir.
Bu tür sorular, dersin niteliğine ve sorunun hazırlanışına bağlı olarak öğrencinin şu becerilerini değerlendirmeye yardımcı olabilir:
- Bilgiyi kendi cümleleriyle ifade etme
- Bir problem için çözüm yolu geliştirme
- Bilgiler arasında ilişki kurma
- Verilen bilgileri yorumlama
- Sonucunu gerekçelendirme
Bu nedenle yalnızca doğru cevabı hatırlamaya dayanan bir çalışma biçimi yeterli olmayabilir. Öğrencinin öğrendiği bilgiyi anlaması, kullanması ve açıklayabilmesi de önem kazanır.
Ortak Yazılı Sınav Sistemi öğrenci sonuçlarını nasıl değerlendirecek?
Sistemin önemli bileşenlerinden biri, sınav sonrasında yapılacak analiz ve geri bildirim süreci.
MEB’in açıklamasına göre sınav sonrasında öğrenci cevaplarına ilişkin soru bazlı puanlar e-Okul sistemine girilecek ve sonuçlar ilgili öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilecek.
Böylece öğretmenler, öğrencilerin hangi öğrenme çıktılarında güçlü olduğunu ve hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu daha ayrıntılı inceleyebilecek.
Öğrenciler de yalnızca toplam sınav puanlarını değil, geliştirmeleri gereken alanları görme imkânına sahip olacak. Velilere ise çocuklarının öğrenme süreçleri hakkında daha ayrıntılı geri bildirim sunulması hedefleniyor.
Bu yaklaşım, sınav sonrasında yapılacak çalışmanın niteliğini de önemli hâle getiriyor. Çünkü eksik öğrenmeler belirlendiğinde, bu eksiklerin giderilmesi için uygun bir çalışma planı oluşturulması gerekiyor.
Yapay zekâ sınav sisteminde kullanılacak mı?
MEB, yapay zekâ destekli soru yazımı ve açık uçlu soruların puanlanmasına yönelik çalışmaların sistemle bütünleştirilmesinin planlandığını açıkladı.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu özelliklerin açıklamada geleceğe dönük bir plan olarak belirtilmiş olmasıdır. Dolayısıyla bütün sınavların yapay zekâ tarafından hazırlanacağı veya puanlanacağı sonucuna varmak doğru olmaz.
Amaç, teknolojinin ölçme ve değerlendirme süreçlerini desteklemesi ve öğretmenlerin öğrenci gelişimini daha etkili izleyebilmesine yardımcı olmasıdır.
Ortak Yazılı Sınav Sistemi LGS hazırlığını nasıl etkileyebilir?
Ortak Yazılı Sınav Sistemi ile LGS aynı sınav değildir. OYSS, MEB’in açıkladığı kapsamda okul yazılılarının hazırlanması ve değerlendirilmesine yönelik bir platformdur. LGS ise liselere geçiş için yapılan ayrı bir merkezî sınavdır.
Bununla birlikte, iki süreçte de öğrencilerin bilgiyi anlaması, yorumlaması ve problem çözme becerilerini geliştirmesi önemlidir.
Yeni sistemin öne çıkardığı beceriler, öğrencilerin okul derslerine yaklaşımını gözden geçirmek için de bir fırsat sunuyor.
LGS’ye hazırlanan öğrenciler açısından şu alışkanlıklar yararlı olabilir:
- Bir konuyu bitirdikten sonra bilgiyi kendi cümleleriyle açıklamak
- Matematik ve fen sorularında yalnızca sonucu değil, çözüm yolunu da değerlendirmek
- Türkçe ve sosyal bilimler derslerinde metinleri yorumlamaya yönelik çalışmalar yapmak
- Yanlış cevapların hangi bilgi veya beceri eksikliğinden kaynaklandığını belirlemek
- Eksik öğrenmeleri gidermek için düzenli tekrar yapmak
Bu çalışmalar yalnızca sınav puanını yükseltme hedefiyle değil, öğrenilen bilgilerin kalıcı hâle gelmesi için de değerlidir.
Veliler yeni sistem karşısında ne yapmalı?
Yeni bir ölçme ve değerlendirme yaklaşımı gündeme geldiğinde velilerin ilk tepkisi, çocuklarının sınavlarda zorlanıp zorlanmayacağı konusunda endişelenmek olabilir. Ancak yalnızca sınavın biçimine odaklanmak yerine çocuğun öğrenme sürecini takip etmek daha yararlı bir yaklaşım olacaktır.
Veliler şu adımları izleyebilir:
1. Yalnızca nota odaklanmayın.
Bir sınavdan alınan puan, öğrencinin bütün öğrenme sürecini tek başına açıklamaz. Hangi konularda zorlandığına ve neden zorlandığına da bakın.
2. Çocuğunuzdan çözümünü açıklamasını isteyin.
Bir soruyu doğru cevaplamış olması, konuyu her koşulda uygulayabildiği anlamına gelmeyebilir. Çözüm yolunu anlatmasını istemek, konuyu ne ölçüde anladığını görmenize yardımcı olabilir.
3. Eksikleri belirledikten sonra çalışma planı oluşturun.
Birden fazla konuda eksik varsa bütün konuları aynı anda çalışmak yerine öncelikleri belirleyin. Öğrencinin ihtiyaçlarına göre planlanan düzenli çalışmalar daha verimli olabilir.
4. Öğretmen geri bildirimlerini değerlendirin.
Öğrencinin güçlü yönleri ve geliştirmesi gereken alanlar hakkında verilen geri bildirimleri somut bir çalışma planına dönüştürün.
5. Çocuğunuzu başka öğrencilerle karşılaştırmayın.
Öğrenme hızı ve ihtiyaçlar öğrenciden öğrenciye değişebilir. Önemli olan, çocuğun kendi eksiklerini tanıması ve zaman içinde ilerleme kaydetmesidir.
Laas Akademi’nin Bakış Açısı
LAAS Akademi olarak ölçme ve değerlendirme sürecinin yalnızca bir nottan ibaret olmadığını düşünüyoruz. Bir sınavın asıl katkısı, öğrencinin neleri öğrendiğini ve hangi konularda desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamaya yardımcı olmasıdır.
MEB’in tanıttığı Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nde öne çıkan öğrenme çıktıları, analiz ve geri bildirim yaklaşımı da bu açıdan önem taşıyor. Sınav sonuçları, öğrencinin eksiklerini belirlemek ve sonraki çalışma sürecini planlamak için kullanılabildiğinde gerçek bir gelişim fırsatına dönüşebilir.
Öğrencinin yanlış yaptığı soruları incelemek, anlamadığı konuları yeniden ele almak ve öğrendiği bilgiyi farklı sorularda uygulamasını desteklemek, etkili öğrenme sürecinin temel parçalarıdır.
Her öğrencinin öğrenme ihtiyacı farklıdır. Bu nedenle çalışma planlarının da öğrencinin güçlü yönlerine, eksiklerine ve hedeflerine göre şekillenmesi gerekir. Amacımız, öğrencinin yalnızca sınavlara hazırlanmasına değil, kendi öğrenme sürecini daha iyi tanımasına ve bağımsız çalışma becerisi geliştirmesine de katkı sağlamaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Ortak Yazılı Sınav Sistemi ne zaman uygulanmaya başlayacak?
MEB’in 16 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre sistem, 2026-2027 eğitim öğretim yılı birinci dönem birinci yazılı sınavlarından itibaren kullanılmaya başlanacak.
Ortak Yazılı Sınav Sistemi hangi sınıfları kapsıyor?
Açıklanan kapsam, ortaokullarda 5, 6 ve 7. sınıfları; liselerde ise 9, 10 ve 11. sınıfları içeriyor.
Yeni sistemde bütün sorular açık uçlu mu olacak?
Sistem, öğrenme çıktılarıyla uyumlu açık uçlu sorulardan oluşan bir soru havuzunu öne çıkarıyor. Soruların hazırlanması ve sınavların oluşturulması, sistemde tanımlanan süreçler ve öğretmenlerin kararları doğrultusunda yürütülecek.
Ortak Yazılı Sınav Sistemi LGS’nin yerine mi geçiyor?
Hayır. OYSS okul yazılılarının hazırlanması, değerlendirilmesi ve analiz edilmesine yönelik bir sistemdir. LGS ise liselere geçiş amacıyla uygulanan ayrı bir merkezî sınavdır.
Yeni sistemde veliler çocuklarının hangi konularda eksik olduğunu görebilecek mi?
MEB’in açıklamasına göre velilere, öğrencilerin güçlü oldukları ve desteğe ihtiyaç duydukları öğrenme çıktıları hakkında daha ayrıntılı geri bildirim sunulması hedefleniyor.
Sınav puanından öğrenme sürecine
MEB’in tanıttığı Ortak Yazılı Sınav Sistemi, sınav hazırlama ve değerlendirme süreçlerini dijital bir platform üzerinden daha sistematik yürütmeyi ve öğrencilerin gelişimini daha ayrıntılı izlemeyi hedefliyor.
Öğrenciler ve veliler açısından en önemli nokta, sınav sonuçlarını yalnızca bir puan olarak değerlendirmemek. Hangi konuların öğrenildiğini, hangi becerilerin geliştirilmesi gerektiğini ve bundan sonra nasıl çalışılacağını anlamak da en az sonuç kadar önemli.
Çünkü etkili öğrenme, yalnızca sınavdan yüksek not almakla değil, öğrenilen bilgiyi anlayabilmek, kullanabilmek ve zaman içinde geliştirebilmekle mümkün olur.
Yeni Güncelleme : 20 Ekim 2026
2026–2027 Ortak Yazılı Sınav Sistemi Uygulama Kılavuzunda Öne Çıkan Ayrıntılar
Millî Eğitim Bakanlığı, 20 Ekim 2026 tarihinde Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’nu yayımladı. Kılavuz, okul genelinde yapılan ortak yazılı sınavların hazırlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi süreçlerine ilişkin önemli ayrıntılar içeriyor.
Yeni sistemle amaçlanan, sınav hazırlığında ortak standartları güçlendirmek ve öğrencilerin yalnızca sınav puanlarını değil, farklı öğrenme çıktılarındaki gelişimlerini de takip edebilmek.
Soru havuzu ve öğretmenlerin hazırlayacağı sorular
Sisteme ilk aşamada yaklaşık 8.000 sorunun aktarılması hedefleniyor. Ayrıca her sınav döneminde yaklaşık 8.000 yeni sorunun geliştirilmesi planlanıyor.
Sınavlar, derslere ait konu soru dağılım tablolarında yer alan ve öğretmenler tarafından belirlenen senaryolara göre hazırlanacak. Seçilen senaryodaki iki öğrenme çıktısı için öğretmenler iki açık uçlu soru ve bu soruların puanlama anahtarını hazırlayacak. Diğer sorular ise sistemdeki soru havuzundan seçilecek.
Soruların güçlük düzeyleri ve puan değerleri de öğretmenler tarafından belirlenecek. Soru havuzundaki soruların sınavdan dört gün önce öğretmenlerin kullanımına açılması öngörülüyor.
Öğrencilerin gelişimi nasıl takip edilecek?
OYSS’nin önemli özelliklerinden biri, sınav sonuçlarının yalnızca toplam puan üzerinden değerlendirilmemesi. Öğretmenler, öğrencilerin sorulardan aldıkları puanları e-Okul sistemine işleyecek. Bu verilerle öğrenci, sınıf ve şube düzeyinde analizler yapılabilecek.
Böylece öğrencilerin hangi öğrenme çıktılarında başarılı oldukları ve hangi konularda desteğe ihtiyaç duydukları daha ayrıntılı biçimde görülebilecek. Öğrenciler de güçlü oldukları ve gelişim göstermeleri gereken alanlar hakkında geri bildirim alabilecek.
Ayrıca aynı derste farklı zamanlarda yapılan sınavların sonuçları karşılaştırılarak öğrencilerin akademik gelişimindeki değişim izlenebilecek. Bu yaklaşım, eksiklerin belirlenmesine ve sonraki çalışma sürecinin daha bilinçli planlanmasına yardımcı olabilir.
Sistem ne zaman kullanılmaya başlanacak?
MEB’in açıkladığı takvime göre, sistemle ilgili bilgilendirme ve eğitimlerin 19–23 Ekim 2026 tarihleri arasında tamamlanması planlandı. Öğretmenler 26 Ekim 2026’ya kadar sistem üzerinden deneme uygulamaları yapabilecek. Bu tarihten itibaren okul geneli ortak yazılı sınavlara ilişkin işlemlerin sistem üzerinden yürütülmesi öngörülüyor.
Burada bir ayrımı unutmamak gerekiyor: OYSS, okul genelinde yapılan ortak yazılı sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesine yönelik daha geniş kapsamlı bir sistemdir. Ülke genelinde belirli sınıflar ve dersler için uygulanan ortak yazılı sınavların tarihleri ise ayrıca yayımlanan sınav takvimine göre belirlenir.
Veliler ve öğrenciler bu değişime nasıl hazırlanmalı?
Yeni sistemde açık uçlu soruların ve öğrenme çıktılarının önem kazanması, öğrencilerin yalnızca doğru cevabı bulmaya değil, bilgilerini kullanmaya ve düşünme süreçlerini açıklamaya da odaklanmasını gerektiriyor.
Veliler çocuklarının sınav hazırlığını desteklerken yalnızca kaç doğru veya yanlış yaptıklarına bakmak yerine hangi konuları anladıklarını, nerelerde zorlandıklarını ve yanlışlarının nedenlerini de değerlendirebilir.
Öğrenciler içinse derslerde işlenen konuları düzenli tekrar etmek, farklı soru türleri üzerinde çalışmak ve cevaplarını kendi ifadeleriyle açıklama pratiği yapmak yararlı olabilir.
Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nin uygulama süreci ilerledikçe öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin sistemin işleyişine ilişkin resmî duyuruları takip etmesi önem taşıyor.
