LGS’ye hazırlanan bir öğrenci düzenli olarak ders çalışıyor, soru çözüyor ve denemelere giriyor olabilir. Buna rağmen haftalar geçmesine rağmen netlerinde belirgin bir artış görmüyorsa, sorun her zaman yeterince çalışmamak değildir.
Bazen öğrenci çok çalışıyor ancak doğru noktaya çalışmıyordur.
Örneğin her gün onlarca soru çözmek, yapılan yanlışların nedenlerini incelemeden devam edildiğinde beklenen gelişimi sağlamayabilir. Benzer şekilde, saatlerce ders çalışmak da öğrencinin gerçekten hangi konularda eksik olduğunu bilmiyorsa verimli bir çalışma anlamına gelmez.
Bu nedenle LGS hazırlığında yalnızca “Bugün kaç soru çözdün?” sorusuna bakmak yerine, “Çalışmanın sonucunda ne öğrendin ve bir sonraki denemede neyi daha iyi yapacaksın?” sorusunu sormak gerekir.
Peki LGS’de netler neden artmaz?
1. Sadece Daha Fazla Soru Çözmeye Odaklanmak
LGS hazırlığında soru çözmek elbette önemlidir. Ancak soru sayısını artırmak tek başına başarıyı garanti etmez.
Öğrenci 100 soru çözüyor ve bunların 20 tanesini yanlış yapıyorsa, yalnızca ertesi gün 150 soru çözmeye geçmek her zaman doğru çözüm değildir.
Önce şu soruların cevaplanması gerekir:
- Yanlışlar hangi konulardan geliyor?
- Sorular bilgi eksikliği nedeniyle mi yanlış yapılıyor?
- Soru kökü mü yanlış okunuyor?
- İşlem hatası mı yapılıyor?
- Zaman baskısı mı etkili oluyor?
- Öğrenci doğru yöntemi biliyor ama uygularken mi hata yapıyor?
- Daha önce yapılan aynı hata tekrar ediyor mu?
Çünkü yanlışın nedeni bulunmadan sadece soru sayısını artırmak, aynı hatanın daha fazla soru üzerinde tekrarlanmasına neden olabilir.
Bu yüzden LGS hazırlığında soru sayısından önce soru çözümünün niteliğine bakmak gerekir.
2. Yanlışları Sadece Doğrusunu Öğrenip Geçmek
Bir sorunun yanlış olduğunu görmek ile o yanlıştan gerçekten öğrenmek aynı şey değildir.
Öğrenci yanlış yaptığı sorunun çözümünü izleyip “Tamam, şimdi anladım.” diyebilir. Ancak birkaç gün sonra benzer bir soruyla karşılaştığında aynı hatayı yeniden yapıyorsa, öğrenme tamamlanmamıştır.
Bir yanlışın ardından mümkün olduğunca şu ayrım yapılmalıdır:
Bilgi eksiği mi?
Konu yeterince öğrenilmemiş olabilir. Önce konuya dönmek gerekir.
Dikkat hatası mı?
Soruyu hızlı okumak, bir ifadeyi atlamak veya isteneni yanlış anlamak tekrar eden bir problem olabilir.
Yöntem hatası mı?
Öğrenci konuyu biliyor olabilir ancak soru üzerinde hangi yöntemi kullanacağını bilmiyor olabilir.
İşlem hatası mı?
Özellikle matematik ve fen bilimlerinde doğru yönteme rağmen yapılan basit işlemler net kaybına yol açabilir.
Zaman yönetimi problemi mi?
Öğrenci soruyu çözebildiği hâlde sınav süresi içinde tamamlayamıyor olabilir.
Bu ayrım yapılmadan “yanlışları tekrar et” demek yeterli değildir. Önemli olan, öğrencinin neden yanlış yaptığını anlayabilmesidir.
3. Konu Eksiklerini Tahmin Ederek Çalışmak
“Matematiğim kötü, o yüzden matematiğe daha çok çalışmalıyım.”
Bu yaklaşım kulağa mantıklı gelse de yeterince doğru bir çalışma planı oluşturmak için tek başına yeterli değildir.
Öğrencinin bir derste zorlandığını bilmek başka, hangi konularda ve hangi soru türlerinde zorlandığını bilmek başkadır.
Örneğin matematikte problem sorularında zorlanan bir öğrenci için bütün matematik konularını baştan tekrar etmek verimli olmayabilir.
Benzer şekilde fen bilimlerinde birkaç sorunun yanlış yapılması, bütün dersin eksik olduğu anlamına gelmez.
Daha doğru yaklaşım; denemeler, konu testleri ve yanlış analizleri üzerinden tekrar eden eksikleri belirlemektir.
Çalışma planı şu sorudan başlamalıdır:
“En çok nerede puan kaybediyorum ve bunun nedeni ne?”
Bu sorunun cevabı bulunduğunda çalışma zamanı daha doğru kullanılabilir.

4. Gerçekçi Olmayan Bir Çalışma Programı Hazırlamak
Bir öğrencinin bir günde yapabileceği çalışma ile kağıt üzerinde yapılabilecek çalışma aynı şey değildir.
Örneğin okuldan sonra birkaç saatlik zamanı kalan bir öğrencinin her gün çok uzun bir çalışma programına uyması bekleniyorsa, program birkaç gün sonra aksayabilir.
Sonrasında öğrenci çalışamadığını düşünerek kendini başarısız hisseder ve program tamamen bırakılabilir.
İyi bir LGS çalışma programı öğrencinin yalnızca hedeflerini değil, gerçek yaşamını da dikkate almalıdır.
Okul saatleri, ödevler, denemeler, dinlenme zamanı, uyku düzeni ve öğrencinin derslerdeki mevcut seviyesi birlikte değerlendirilmelidir.
Burada amaç mümkün olan en uzun programı hazırlamak değil, sürdürülebilir bir çalışma düzeni oluşturmaktır.
Çünkü üç gün uygulanan mükemmel bir programdan çok, haftalar boyunca uygulanabilen gerçekçi bir program faydalıdır.
5. Aynı Konuyu Öğrenmiş Olmayı, Her Soruyu Çözebilmekle Karıştırmak
Bir öğrenci konuyu anlatabilir, formülü hatırlayabilir veya konu testlerinde başarılı olabilir.
Buna rağmen denemede aynı konudan gelen daha farklı bir soruyu çözemeyebilir.
Bu durum özellikle LGS hazırlığında önemlidir.
Çünkü sınav başarısı yalnızca bilgiyi hatırlamakla sınırlı değildir. Öğrencinin verilen bilgiyi anlaması, yorumlaması, ilişkilendirmesi ve sorunun istediği sonuca ulaşmak için kullanabilmesi gerekir.
MEB’in 2026 LGS merkezî sınav raporunda da tüm testlerde soruların ayırt edicilik düzeylerinin yüksek olduğu belirtildi. Bu da öğrencilerin yalnızca temel bilgiyi hatırlamasının ötesinde, sorular arasında başarı farkı oluşturan becerilerin önemini gösteriyor.
Bu nedenle konu çalışmasının ardından farklı soru biçimleriyle karşılaşmak önemlidir.
“Konuyu biliyorum.”
ile
“Bu konuyla ilgili farklı bir soruyu çözebiliyorum.”
aynı şey değildir.
6. Süre Problemini Geç Fark Etmek
Bazı öğrenciler evde çözdükleri soruların büyük bölümünü doğru yapabilir. Ancak denemede netleri bekledikleri kadar yüksek değildir.
Böyle bir durumda bilgi eksikliğinin yanında süre yönetimi de değerlendirilmelidir.
Öğrenci bazı sorular üzerinde gereğinden fazla zaman geçiriyor olabilir. Bir soruda takıldığında ilerlemekte zorlanıyor olabilir veya son bölümde acele etmek zorunda kalıyor olabilir.
Bu nedenle zaman yönetimi yalnızca sınava birkaç hafta kala çalışılacak bir konu değildir.
Denemeler, öğrencinin yalnızca kaç doğru ve kaç yanlış yaptığını değil, zamanı nasıl kullandığını görmek için de değerlendirilmelidir.
Ancak burada da amaç her öğrenciyi sürekli kronometreyle soru çözmeye zorlamak değildir.
Önce öğrencinin nerede zaman kaybettiği belirlenmeli, ardından buna uygun bir çalışma yapılmalıdır.
7. Her Denemeyi Sadece Net Sayısıyla Değerlendirmek
Belki de en sık yapılan hatalardan biri budur.
Deneme biter.
Öğrenci netini hesaplar.
“Geçen hafta 72 netti, bu hafta 70 olmuş.”
Ve sonuç olarak başarısının düştüğünü düşünür.
Oysa tek başına net sayısı öğrencinin gelişimini açıklamaz.
Örneğin bir denemede öğrenci daha önce sürekli yanlış yaptığı bir konudaki soruları doğru yapmış, ancak başka bir konudan birkaç hata yapmış olabilir.
Net aynı kalmış olsa bile önemli bir gelişme yaşanmış olabilir.
Bu nedenle deneme sonrasında yalnızca net değil, hangi konularda gelişme olduğu ve hangi hataların devam ettiği incelenmelidir.
Özellikle şu sorular sorulabilir:
- Hangi yanlışlar tekrar ediyor?
- Daha önce yanlış yapılan hangi soru türleri artık doğru çözülüyor?
- Hangi konularda hâlâ bilgi eksikliği var?
- Hangi yanlışlar dikkatten kaynaklanıyor?
- Hangi sorularda süre problemi yaşandı?
- Bir sonraki çalışma döneminde neye öncelik verilmeli?
MEB’in LGS hazırlığı için sunduğu MEBİ platformunda da denemelerin ardından öğrencilerin doğru ve yanlış cevapları üzerinden güçlü ve gelişime açık alanlarını değerlendirebilmesine yönelik imkânlar bulunuyor. Bu yaklaşım, denemenin yalnızca bir puan ölçme aracı değil, sonraki çalışma adımlarını belirleyen bir geri bildirim aracı olarak kullanılmasının önemini gösteriyor.
Peki LGS’de Netleri Artırmak İçin Ne Yapılmalı?
Netlerin artması için her öğrencinin daha uzun süre çalışması gerektiğini söylemek doğru değildir.
Öncelikle mevcut çalışma düzeninin nerede tıkandığını bulmak gerekir.
Basit bir döngü oluşturulabilir:
Deneme → Analiz → Eksiklerin belirlenmesi → Hedefli çalışma → Benzer sorular → Yeniden ölçme
Örneğin öğrenci bir denemede matematikten belirli bir soru türünde sürekli hata yapıyorsa, doğrudan daha fazla matematik sorusu çözmek yerine o soru türünün neden çözülemediği araştırılabilir.
Konu eksikliği varsa konuya dönülür.
Yöntem eksikliği varsa farklı çözüm yolları çalışılır.
Dikkat problemi varsa soru okuma alışkanlığı incelenir.
Süre problemi varsa zaman yönetimi üzerinde çalışılır.
Böylece çalışma daha kişisel ve daha verimli hâle gelir.
Net Artışı Her Zaman Hemen Görülmeyebilir
LGS hazırlığında öğrenciler bazen yaptıkları çalışmanın karşılığını hemen deneme sonucunda görmek ister.
Ancak öğrenme her zaman düz bir çizgide ilerlemez.
Bir hafta net artabilir, başka bir hafta düşebilir. Önemli olan tek bir denemenin sonucundan çok, zaman içinde ortaya çıkan eğilim ve öğrencinin hata profilindeki değişimdir.
Özellikle daha önce sürekli yapılan hataların azalması, öğrencinin zorlandığı soru türlerinde ilerleme göstermesi ve deneme sonrasında neyi çalışması gerektiğini daha doğru belirleyebilmesi önemli gelişmelerdir.
Bu nedenle:
“Netim arttı mı?”
sorusunun yanında,
“Aynı hataları yapmaya devam ediyor muyum?”
sorusunu da sormak gerekir.
Sonuç: Daha Çok Çalışmak Değil, Daha Doğru Çalışmak
LGS’de netlerin bir süre yerinde sayması öğrencinin başarısız olduğu anlamına gelmez.
Bazen sorun çalışma süresinin az olması değil; yanlışların analiz edilmemesi, eksiklerin doğru belirlenmemesi, gerçekçi olmayan programlar, süre yönetimi veya öğrenilen konunun farklı soru biçimlerinde uygulanamaması olabilir.
Bu nedenle LGS hazırlığında hedef yalnızca daha fazla soru çözmek olmamalıdır.
Asıl hedef;
neyin yanlış gittiğini görmek, nedenini anlamak ve bir sonraki çalışmayı buna göre değiştirmektir.
Çocuğunuz düzenli çalıştığı hâlde netleri uzun süredir artmıyorsa, ilk sorunuz “Daha fazla çalışması gerekiyor mu?” yerine şu olabilir:
“Çalışma düzenimizde hangi noktayı değiştirmemiz gerekiyor?”
Çoğu zaman doğru gelişim, daha fazla çalışmaktan önce doğru problemi bulmakla başlar.
