“Ders çalışıyor ama notları yükselmiyor.”
“Başına oturuyor, saatlerce çalışıyor ama sınavda yine aynı hataları yapıyor.”
“Konuyu bildiğini söylüyor fakat sorularda zorlanıyor.”
Birçok veli için bu durum oldukça tanıdık.
Çocuğun düzenli olarak ders çalışması elbette önemli. Ancak çalışma süresi tek başına öğrenmenin göstergesi değildir.
Etkili ders çalışma, yalnızca masada geçirilen süreyle değil, öğrencinin o süreyi nasıl kullandığıyla ilgilidir.
Bazen sorun çocuğun yeterince çalışmaması değil, nasıl çalıştığını bilmemesidir.

Etkili Ders Çalışma Neden Daha Önemli?
Bir öğrencinin masasının başında iki saat geçirmesi, bu iki saatin tamamını verimli kullandığı anlamına gelmez.
Örneğin öğrenci;
- kitabı okuyup konuyu öğrendiğini düşünebilir,
- çözdüğü soruların yalnızca doğru sayısına bakabilir,
- yanlış yaptığı soruları incelemeden geçebilir,
- hep bildiği soru tiplerini çözebilir,
- sınavdan hemen önce yoğun şekilde çalışabilir,
- çalışırken dikkatini sık sık başka şeylere verebilir.
Bu durumda çalışma süresi artmasına rağmen öğrenmenin kalitesi aynı oranda artmayabilir.
Bu nedenle önemli olan yalnızca “Ne kadar çalıştı?” sorusu değildir.
Asıl soru şudur:
“Çalışırken gerçekten ne yaptı?”
Bir konuyu bilmek, onu kullanabilmek anlamına gelmez
Öğrencilerin sık karşılaştığı durumlardan biri de budur.
Çocuk derste konuyu dinler.
Öğretmenin çözdüğü örnekleri takip eder.
Daha sonra benzer soruları çözer.
Ve konuya hâkim olduğunu düşünür.
Ancak farklı bir kaynaktan, biraz daha farklı biçimde hazırlanmış bir soru geldiğinde zorlanabilir.
Bu durum çocuğun “hiçbir şey öğrenmediği” anlamına gelmez.
Öğrenilen bilgiyi farklı durumlarda kullanabilmek, öğrenmenin önemli bir parçasıdır.
Bu nedenle öğrencinin yalnızca konu anlatımını takip etmesi veya benzer soruları arka arkaya çözmesi yerine, öğrendiği bilgiyi farklı soru ve problem durumlarında kullanması önemlidir.
Yanlışlar neden bu kadar önemli?
Bir öğrencinin yaptığı yanlış, yalnızca kaybedilmiş bir puan değildir.
Aynı zamanda öğrencinin öğrenme süreci hakkında bilgi verir.
Örneğin bir öğrenci matematik sorusunu yanlış yaptığında bunun birçok farklı nedeni olabilir:
- Konuyu gerçekten bilmiyor olabilir.
- Soruyu yanlış anlamış olabilir.
- İşlem hatası yapmış olabilir.
- Soruyu çözerken önemli bir bilgiyi gözden kaçırmış olabilir.
- Zaman baskısı nedeniyle acele etmiş olabilir.
- Çözüm yöntemini biliyor olsa da uygulayamamış olabilir.
Bu nedenle yalnızca “Yanlış yaptın, tekrar çöz.” demek her zaman yeterli değildir.
Önemli olan, hatanın nedenini bulabilmektir.
Çünkü aynı hata tekrar tekrar yapılıyorsa öğrencinin yalnızca daha fazla soru çözmeye değil, farklı bir desteğe ihtiyacı olabilir.
Her öğrencinin çalışma ihtiyacı aynı değildir
Bir öğrencinin haftada beş gün çalışması onun için doğru olabilirken, başka bir öğrencinin aynı programda zorlanması mümkündür.
Çünkü öğrencilerin;
- akademik seviyeleri,
- konu eksikleri,
- öğrenme hızları,
- çalışma alışkanlıkları,
- soru çözme becerileri,
- dikkat ve zaman yönetimleri
birbirinden farklıdır.
Bu yüzden hazır bir çalışma programını her öğrenciye aynı şekilde uygulamak yerine, öğrencinin ihtiyaçlarını belirlemek daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.
Peki veli ne yapmalı?
Çocuğunuzun ders çalışmadığını düşünüyorsanız ilk adım çalışma süresini artırmak olmayabilir.
Öncelikle şu sorulara birlikte bakabilirsiniz:
Çocuğum ne çalışacağını biliyor mu?
Çalıştığı konuyu gerçekten anlayıp anlamadığını kontrol ediyor mu?
Yanlışlarını neden yaptığını inceliyor mu?
Sadece kolay soruları mı çözüyor?
Öğrendiği bilgiyi farklı sorularda kullanabiliyor mu?
Bir konuda zorlandığında nereden yardım alacağını biliyor mu?
Bu soruların cevapları, yalnızca “daha çok çalışması gerekiyor” demekten çok daha fazla bilgi verebilir.
Öğrencinin ihtiyacı bazen daha fazla çalışma değil, doğru yönlendirmedir
Eğitim sürecinde öğrencinin kendi eksiklerini fark edebilmesi önemli bir beceridir.
Ancak bunu her öğrencinin tek başına yapmasını beklemek de gerçekçi olmayabilir.
Özellikle ortaokul döneminde öğrencinin çalışma sürecini planlamasına, yaptığı hataları anlamlandırmasına ve gerektiğinde doğru desteği almasına yardımcı olmak öğrenme sürecini daha düzenli hale getirebilir.
LAAS Akademi’de de öğrencinin yalnızca ne kadar soru çözdüğüne bakmak yerine, nasıl öğrendiğine ve nerede desteğe ihtiyaç duyduğuna odaklanmayı önemsiyoruz.
Çünkü amacımız öğrenciyi yalnızca daha uzun süre çalıştırmak değil, çalıştığı zamanı daha verimli kullanmasına yardımcı olmak.
Sonuç: Daha fazla değil, daha doğru
Çocuğunuz ders çalışıyor ama beklediğiniz gelişimi göstermiyorsa, hemen “Daha fazla çalışmalısın.” demek yerine bir adım geriye çekilip sürece bakın.
Belki sorun çalışma süresinde değildir.
Belki öğrenci yanlışlarını analiz etmiyordur.
Belki öğrendiği bilgiyi farklı sorularda kullanmakta zorlanıyordur.
Belki de nereden başlayacağını ve nasıl ilerleyeceğini bilmiyordur.
Çünkü eğitimde bazen ihtiyaç duyulan şey daha fazla çalışma değil, doğru çalışma sistemidir.
Önemli olan çocuğun masasının başında kaç saat oturduğu değil, o zamanın sonunda neyi gerçekten öğrendiğidir.
LAAS Akademi’de eğitim yaklaşımımız
LAAS Akademi’de öğrencilerin sınıf seviyelerine ve bireysel ihtiyaçlarına uygun bir çalışma düzeni oluşturmayı hedefliyoruz.
Öğrencinin mevcut durumunu anlamak, eksiklerini fark etmek ve öğrenme sürecini buna göre şekillendirmek; sürdürülebilir bir akademik gelişimin önemli parçalarıdır.
LAAS Akademi’nin eğitim programları hakkında bilgi almak için ilgili program sayfalarımızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
LAAS Akademi eğitim programlarını inceleyebilirsiniz.
Etkili ders çalışma yöntemleri hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen öğrenciler ve veliler, The Learning Scientists tarafından hazırlanan araştırma temelli öğrenme kaynaklarını inceleyebilir.
