LGS hazırlığında öğrencilerin sık sorduğu sorulardan biri şudur:

“LGS çalışırken ne kadar soru çözülmeli”

Bu soruya tek bir sayı vererek cevap vermek kolaydır. Ancak her öğrenci için aynı soru sayısını doğru kabul etmek, LGS çalışma sürecini gereğinden fazla mekanik hâle getirebilir.

Çünkü önemli olan yalnızca kaç soru çözüldüğü değildir.

Öğrencinin hangi konuyu çalıştığı, soruları ne amaçla çözdüğü, yaptığı yanlışları analiz edip etmediği, çözdüğü sorulardan ne kadar öğrendiği ve bu tempoyu sürdürebilip sürdüremediği de en az soru sayısı kadar önemlidir.

Bu nedenle LGS hazırlığında daha doğru soru şudur:

“Benim şu anki çalışma amacıma ulaşmam için ne kadar ve nasıl soru çözmem gerekiyor?”

Bu yazıda soru sayısını belirlerken dikkat edilmesi gereken noktaları ve soru miktarı ile soru kalitesini birlikte değerlendirmeyi ele alacağız.


LGS çalışırken ne kadar soru çözülmeli
LGS hazırlığında soru sayısını öğrencinin seviyesine ve çalışma amacına göre belirlemek önemlidir.

Çok Soru Çözmek Her Zaman Daha İyi midir?

Hayır.

Bir öğrencinin bir günde çok sayıda soru çözmesi ilk bakışta yoğun bir çalışma yaptığı izlenimini verebilir. Ancak çözülen soruların önemli bir bölümü yanlış yapılıyor, çözümler incelenmiyor veya öğrenci neden hata yaptığını anlamadan bir sonraki soruya geçiyorsa soru sayısının tek başına fazla olması çok şey ifade etmez.

Örneğin bir öğrenci:

  • 150 soru çözüp hatalarını hiç incelemeyebilir.
  • 80 soru çözüp yanlışlarının nedenlerini belirleyebilir.
  • 50 soru çözüp zorlandığı soru tiplerini tekrar çalışabilir.

Bu üç öğrencinin çalışma çıktısı yalnızca soru sayılarına bakılarak değerlendirilemez.

Özellikle LGS’de karşılaşılan soruların okuma, yorumlama, analiz ve problem çözme gibi becerileri de ölçmesi nedeniyle, soruların yalnızca sayısını artırmak yerine nasıl kullanıldığına bakmak gerekir.


LGS Çalışırken Soru Sayısı Neye Göre Belirlenmeli?

Her öğrenci için aynı miktarda soru belirlemek yerine birkaç temel faktör birlikte değerlendirilmelidir.

1. Çalışılan konu

Yeni öğrenilen bir konuda öğrencinin amacı çok sayıda soru çözmek olmayabilir.

Öncelikle:

  • Konuyu anlayabilmesi,
  • Temel soru tiplerini tanıması,
  • Öğrendiği bilgiyi kullanabilmesi

gerekir.

Konu yeni öğreniliyorsa daha az sayıda ama farklı soru tiplerini içeren bir çalışma daha anlamlı olabilir.

Konu daha önce öğrenilmiş ve pekiştirme aşamasındaysa soru sayısı artırılabilir.


2. Öğrencinin hazır bulunuşluğu

Aynı konuyu çalışan iki öğrencinin ihtiyacı aynı olmayabilir.

Bir öğrenci konuyu yeni öğreniyor olabilir. Başka bir öğrenci ise konuyu biliyor ancak yeni nesil sorularda zorlanıyor olabilir.

Bu nedenle soru sayısını belirlerken:

“Bu konudan kaç soru çözülmeli?”

sorusundan önce:

“Öğrenci bu konuda şu anda nerede?”

sorusuna cevap vermek gerekir.


3. Soruların zorluk ve çeşitliliği

100 tane birbirine çok benzeyen soru çözmek ile 50 farklı soru üzerinden farklı düşünme yollarını denemek aynı çalışma değildir.

Özellikle LGS hazırlığında öğrencinin farklı soru biçimleriyle karşılaşması önemlidir.

Bir çalışma içinde gerektiğinde:

  • temel düzey sorular,
  • orta düzey sorular,
  • yorumlama gerektiren sorular,
  • yeni nesil sorular,
  • daha önce zorlanılan soru tipleri

bir arada kullanılabilir.

Buradaki amaç her çalışmayı mümkün olduğunca zorlaştırmak değil, öğrenilen bilgiyi farklı durumlarda kullanabilmeyi geliştirmektir.


Konu Çalışırken Kaç Soru Çözülmeli?

Konu çalışmasının başında soru sayısını mümkün olduğunca yüksek tutmak yerine öğrencinin konuyu anlayıp anlamadığı kontrol edilmelidir.

Örneğin yeni öğrenilen bir konuda:

Konu öğren → Birkaç temel soru çöz → Sonucu kontrol et → Eksik noktayı belirle → Benzer sorularla pekiştir

şeklinde ilerlemek daha anlamlı olabilir.

Öğrenci temel sorularda sürekli zorlanıyorsa doğrudan soru sayısını artırmak yerine konuya geri dönmek gerekebilir.

Çünkü burada sorun yeterince soru çözmemek değil, henüz öğrenmenin tamamlanmamış olması olabilir.


Konuyu Biliyorsam Daha Fazla Soru Çözmeli miyim?

Bu durumda soru sayısı artırılabilir ancak yine tek hedef bu olmamalıdır.

Öğrenci konuyu biliyor, temel soruları rahatlıkla çözüyor ve daha farklı soru tiplerinde zorlanıyorsa çalışma artık uygulama ağırlıklı hâle getirilebilir.

Bu aşamada:

  • farklı soru tipleri görmek,
  • süreli soru grupları çözmek,
  • zorlanılan soruları tekrar incelemek,
  • benzer sorularla pekiştirmek

daha değerli olabilir.

Yani soru sayısı arttıkça çalışma amacı da değişmelidir.


Yanlışlar Çok Fazlaysa Soru Sayısı Azaltılmalı mı?

Her zaman değil.

Öncelikle yanlışların nedenine bakmak gerekir.

Örneğin öğrenci 40 soruda 15 yanlış yapıyorsa bunun nedeni:

  • konu eksiği,
  • soruyu anlamama,
  • bilgiyi uygulayamama,
  • işlem hatası,
  • dikkat problemi

olabilir.

Bu durumda doğrudan:

“Daha fazla soru çözmelisin.”

demek doğru bir çözüm olmayabilir.

Öğrenci aynı tür hatayı tekrar tekrar yapıyorsa daha fazla soru çözmeden önce o hatanın nedenini anlamak gerekebilir.


Yanlış Yapmıyorsam Daha Fazla Soru Çözmeli miyim?

Bu da otomatik olarak evet anlamına gelmez.

Öğrenci çözdüğü soruların büyük bölümünü doğru yapıyor olabilir. Ancak soruların çoğu çok kolay seviyedeyse bu sonuç öğrencinin LGS düzeyindeki farklı soru biçimlerine hazır olduğunu göstermeyebilir.

Bu nedenle doğru sayısının yanında:

Sorular öğrenciyi düşündürdü mü?

Farklı soru biçimleriyle karşılaştı mı?

Öğrenci çözüm yolunu gerçekten biliyor muydu?

Soruları ne kadar sürede çözdü?

gibi sorular da değerlendirilmelidir.


Soru Çözme Çalışması ile Deneme Aynı Şey Değildir

Bu ayrım da önemlidir.

Konu çalışırken çözülen soruların amacı ile deneme sınavının amacı aynı değildir.

Konu çalışmasında

Amaç daha çok:

  • öğrenilen bilgiyi uygulamak,
  • soru tiplerini tanımak,
  • eksikleri görmek,
  • zorlanılan noktaları pekiştirmek

olabilir.

Denemede

Amaç:

  • sınav koşullarını deneyimlemek,
  • zamanı kullanmak,
  • farklı konuları aynı oturumda uygulamak,
  • mevcut durumu görmek,
  • sonrasında analiz yapmak

olabilir.

Bu nedenle denemeden sonra yalnızca “kaç soru çözdüm?” demek yerine, denemenin öğrencinin mevcut durumuna ne söylediğine bakmak gerekir.


LGS Çalışırken Soru Kalitesi Neden Önemli?

Her soru aynı öğrenme değerine sahip değildir.

Örneğin öğrenci zaten çok iyi bildiği bir konudan 30 benzer soru çözebilir.

Bu çalışma belirli bir noktadan sonra yeni bir öğrenme sağlamayabilir.

Buna karşılık öğrencinin zorlandığı bir soru türünden daha az sayıda soru çözüp her birini dikkatli biçimde incelemesi daha faydalı olabilir.

Bu nedenle soru seçerken şu üçlü düşünülebilir:

Soru Miktarı → Soru Kalitesi → Öğrenme Çıktısı

Soru miktarı: Kaç soru çözüldü?

Soru kalitesi: Bu sorular öğrencinin ihtiyacına uygun muydu?

Öğrenme çıktısı: Öğrenci bu çalışmanın sonunda neyi daha iyi yapabiliyor?

Üçüncü soru, ilk ikisinin sonucunu değerlendirmek için en önemlisidir.


Çok Fazla Soru Çözmenin Verimsizleştiği Nasıl Anlaşılır?

Soru sayısı arttıkça verim her zaman aynı oranda artmaz.

Öğrenci:

  • soruları okumadan hızlıca çözmeye başladıysa,
  • aynı hataları arka arkaya yapıyorsa,
  • çözümleri incelemeden devam ediyorsa,
  • sorulara odaklanmakta zorlanıyorsa,
  • yalnızca “bugünkü sayıyı tamamlamaya” çalışıyorsa,

çalışmanın biçimini yeniden değerlendirmek gerekebilir.

Burada amaç öğrencinin daha fazla çalışmasını engellemek değildir.

Ama soru sayısının öğrenmenin önüne geçmesini önlemektir.


LGS Çalışırken Her Gün Aynı Sayıda Soru Çözülmeli mi?

Hayır.

Çalışma programının her günü aynı soru sayısından oluşmak zorunda değildir.

Örneğin bir gün:

  • yeni bir konu öğrenilebilir,
  • konuya ilişkin daha az sayıda soru çözülebilir,
  • yanlışlar incelenebilir.

Başka bir gün:

  • daha önce öğrenilen konular pekiştirilebilir,
  • daha fazla soru çözülebilir.

Bir başka gün ise:

  • deneme uygulanabilir,
  • deneme analizi yapılabilir,
  • eksik görülen alanlara çalışma planlanabilir.

Bu nedenle soru sayısının her gün sabit olması yerine çalışmanın amacına göre değişmesi daha anlamlıdır.


LGS’ye Hazırlık Dönemine Göre Soru Sayısı Değişir mi?

Evet.

LGS hazırlığının farklı dönemlerinde öğrencinin ihtiyacı değişebilir.

Konuların öğrenildiği dönemde

Öncelik konu öğrenme ve temel soru tiplerini kavramak olabilir.

Konuların büyük bölümünün tamamlandığı dönemde

Farklı soru tipleri ve kazanımlar arası bağlantılar daha fazla çalışılabilir.

Deneme döneminde

Soru çözmenin yanında deneme, analiz ve eksiklerin giderilmesi daha önemli hâle gelir.

Bu nedenle öğrencinin çalışma sürecini yalnızca günlük soru sayısıyla değerlendirmek doğru olmaz.


Soru Çözdükten Sonra Ne Yapılmalı?

Soru çözümünün en önemli kısmı bazen soru işaretlendikten sonra başlar.

Özellikle yanlış ve boş bırakılan sorular için:

Yanlış → Nedenini bul → Çözümü incele → Yeniden çöz → Benzer soru dene

şeklinde ilerlenebilir.

Doğru yapılan sorular için de özellikle emin olunmayan sorular ayrıca değerlendirilebilir.

Böylece soru çözme çalışması yalnızca “soru bitirme” sürecinden çıkar ve öğrenmeyi kontrol eden bir araca dönüşür.


Çözemediğim Sorular Soru Sayısına Dahil mi?

Elbette dahil edilebilir.

Ancak burada önemli olan öğrencinin o sorudan sonra ne yaptığıdır.

Bir soruyu çözemeyip doğrudan çözümünü okumak ile soruda neden zorlandığını anlamaya çalışmak aynı öğrenme sürecini oluşturmaz.

Bu nedenle öğrencinin çözemediği sorular için:

  • Neyi anlamadım?
  • Hangi bilgiye ihtiyacım vardı?
  • Nerede takıldım?
  • Çözümü gördükten sonra kendim tekrar çözebilir miyim?
  • Benzer bir soruda aynı yöntemi kullanabilir miyim?

soruları sorulabilir.


LAAS’ın Soru Çalışması Yaklaşımı

Soru çözme sürecini yalnızca sayı üzerinden değerlendirmek yerine dört aşamalı bir kontrol yapılabilir:

Çöz → Anla → Düzelt → Kontrol Et

Çöz:
Soruyu gerçekten kendin çözmeye çalış.

Anla:
Doğru veya yanlış olmasının nedenini belirle.

Düzelt:
Eksik bilgi veya yanlış yöntemi düzelt.

Kontrol Et:
Benzer bir soruda öğrendiğini yeniden uygula.

Bu döngü tamamlanmadan yalnızca soru sayısını artırmak, öğrencinin gerçek ilerlemesini göstermeyebilir.


Peki Bir Öğrenci Kendi Soru Miktarını Nasıl Belirlemeli?

Bunun için her çalışma öncesinde üç kısa soru sorulabilir:

1. Bugünkü amacım ne?

Konu öğrenmek mi?

Pekiştirmek mi?

Soru tipi geliştirmek mi?

Eksik görmek mi?

Denemeye hazırlanmak mı?

2. Bu amaca ulaşmak için ne kadar soru yeterli?

Burada herkes için geçerli tek bir sayı aramak yerine öğrencinin çalışma süresine ve ihtiyacına bakılabilir.

3. Çözdüğüm sorulardan ne öğrendim?

Çalışmanın sonunda bu soruya cevap verilemiyorsa yalnızca soru sayısını artırmak yerine çalışma biçimini gözden geçirmek gerekebilir.


Soru Sayısından Çok Çalışmanın Çıktısını Takip Edin

Bir öğrencinin çalışma sonunda:

“Bugün 100 soru çözdüm.”

demesi elbette bir bilgi verir.

Ama şu cümle çok daha değerlidir:

“Bugün oran-orantı konusunda zorlandığım soru tipini fark ettim ve benzer soruları çözebilmeye başladım.”

İkinci cümle öğrencinin gerçek öğrenme çıktısını gösterir.

Bu nedenle soru sayısı bir çalışma göstergesi olabilir; ancak tek başına başarı göstergesi değildir.


Sık Sorulan Sorular

LGS çalışırken günde kaç soru çözülmeli?

Her öğrenci için geçerli tek bir soru sayısı yoktur. Soru miktarı öğrencinin seviyesine, çalışılan konuya, çalışma amacına ve sorulardan elde edilen verime göre belirlenmelidir.

Çok soru çözmek LGS başarısını artırır mı?

Tek başına soru sayısının artması başarıyı garanti etmez. Soruların uygunluğu, yanlışların analizi ve öğrenilen bilgilerin uygulanabilmesi de önemlidir.

LGS’de soru çözerken kolay sorular mı zor sorular mı çözülmeli?

İkisine de ihtiyaç olabilir. Temel bilgileri pekiştirmek için daha kolay sorular, uygulama ve yorumlama becerisini geliştirmek için farklı ve daha zor soru tipleri kullanılabilir.

Çözdüğüm soruların çoğu yanlışsa daha fazla soru çözmeli miyim?

Önce yanlışların nedenini belirlemek daha doğru olur. Konu eksiği veya uygulama problemi varsa yalnızca soru sayısını artırmak yerine sorunun kaynağına yönelik çalışma yapılmalıdır.

Her gün aynı sayıda soru çözmek gerekir mi?

Hayır. Konu öğrenme, pekiştirme, soru analizi ve deneme günlerinin amaçları farklı olduğu için soru miktarı da değişebilir.

LGS’de soru çözmenin verimli olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Çalışma sonunda öğrencinin ne öğrendiğine, hangi hatalarını fark ettiğine ve benzer sorularda daha başarılı olup olmadığına bakılabilir. Sadece çözülen soru sayısı yeterli bir ölçüt değildir.


Sonuç

LGS hazırlığında “Kaç soru çözdüm?” sorusu önemlidir ama tek başına yeterli değildir.

Asıl değerlendirilmesi gereken:

Ne çözdüm?
Neden çözdüm?
Nerede zorlandım?
Hatalarımdan ne öğrendim?
Bir sonraki benzer soruda daha iyi yapabiliyor muyum?

sorularıdır.

Bu nedenle LGS çalışırken soru miktarını öğrencinin seviyesine ve çalışma amacına göre belirlemek; soru sayısını da soru kalitesi ve öğrenme çıktısıyla birlikte değerlendirmek gerekir.

Kısacası:

Daha fazla soru her zaman daha fazla öğrenme değildir. Önemli olan, çözülen soruların öğrenciyi bir adım ileri taşımasıdır.

MEB’in LGS için yayımladığı güncel örnek soruların da okuduğunu anlama, yorumlama, problem çözme, analiz ve eleştirel düşünme gibi becerilere odaklanması, soru çözme çalışmasının yalnızca sayısal bir hedef olarak ele alınmaması gerektiğini destekliyor.

Powered by Joinchat

LAAS Akademi'ye sosyal medyadan mı ulaştınız? 👋

Programlarımız hakkında merak ettiğiniz tüm detayları doğrudan ekibimizden öğrenebilirsiniz.

WhatsApp'tan Bilgi Al →

ChatGPT'den LAAS Akademi'yi mi keşfettiniz? 👋

Programlarımız hakkında merak ettiğiniz tüm detayları doğrudan ekibimizden öğrenebilirsiniz.

WhatsApp'tan Bilgi Al →