Çocuğunuz Ders Çalışmaya Başlıyor Ama 10 Dakika Sonra Bırakıyor mu?

Çocuğunuz ders çalışmıyor, masaya oturduktan 10 dakika sonra kalkıyor veya çalışmaya başladığı halde kısa sürede başka şeylerle ilgileniyorsa, ilk akla gelen neden genellikle isteksizlik oluyor.

Ancak her ders çalışma problemi motivasyon eksikliğinden kaynaklanmaz. Bazen çocuk çalışmak istemediği için değil, nasıl çalışacağını bilmediği için masadan kalkar.

Bir çocuk ders çalışmaya oturuyor, kitabını açıyor, kalemini eline alıyor… Birkaç dakika sonra su içmek için kalkıyor. Sonra telefonuna bakıyor, odasını toparlamaya başlıyor ya da “Ben zaten bunu biliyorum.” diyerek kitabı kapatıyor.

Bu tablo birçok aileye tanıdık geliyor.

İlk bakışta sorun isteksizlik gibi görünebilir. Ancak her ders çalışma problemi motivasyon eksikliğinden kaynaklanmaz. Bazen çocuk çalışmak istemediği için değil, nasıl çalışacağını bilmediği için masadan kalkar.

Çünkü “Ders çalış.” demek, bir çocuk için tek başına uygulanabilir bir plan değildir.

Çocuğunuz Ders Çalışmıyorsa Önce Sorunun Kaynağını Bulun

Bir öğrencinin masasının başında 60 dakika oturması, 60 dakika verimli çalıştığı anlamına gelmez.

Çalışma sırasında sürekli konu değiştirmek, ne yapacağını düşünmek, zorlandığı soruyu uzun süre çözmeye çalışmak veya çalışmanın ne zaman biteceğini bilmemek zihinsel olarak yorucu olabilir.

Bu nedenle bazı öğrenciler daha ders başlamadan yorulmuş gibi davranır.

Örneğin:

  • “Önce matematik mi çalışsam Türkçe mi?”
  • “Kaç soru çözeceğim?”
  • “Bu konu ne kadar sürecek?”
  • “Ödevin tamamını bugün bitirmem gerekiyor mu?”
  • “Bu soruyu yapamıyorum, şimdi ne olacak?”

gibi soruların tamamı öğrencinin zihinsel enerjisini tüketebilir.

İyi bir çalışma planı, öğrencinin sadece ne çalışacağını değil, nereden başlayacağını da söylemelidir.


“Biraz ders çalış” yerine net bir görev verin

“Git biraz ders çalış.”

Bu cümle yetişkinler için anlaşılır olabilir. Fakat öğrencinin karşısında belirsiz bir görev bırakır.

Bunun yerine görevi küçültmek çok daha işe yarayabilir.

Örneğin:

“Matematik çalış.”

yerine:

“Matematikte bugün işlediğimiz konudan 15 soru çöz. Takıldığın soruların yanına işaret koy.”

demek öğrencinin önündeki işi somutlaştırır.

Aynı şeyi diğer derslerde de yapabilirsiniz.

Türkçe:
“20 paragraf sorusu çöz ve yanlış yaptığın soruların nedenini yaz.”

Fen Bilimleri:
“Bugünkü konunun özetini 10 dakika tekrar et, ardından 15 soru çöz.”

İngilizce:
“Bugün öğrendiğimiz 10 kelimeyi tekrar et ve her biriyle bir cümle kur.”

Buradaki amaç çocuğu daha fazla çalıştırmak değil, çalışmaya başlamayı kolaylaştırmaktır.


Ders çalışmakta zorlanan öğrenciyi ve verimli ders çalışma alışkanlıklarını anlatan eğitim görseli
Ders çalışmakta zorlanan öğrenciyi ve verimli ders çalışma alışkanlıklarını anlatan eğitim görseli

Çalışma süresini değil, yapılacak işi belirleyin

“Bir saat ders çalışacaksın.”

Bu yaklaşım bazı öğrencilerde ters etki yaratabilir.

Çünkü öğrenci bir saat boyunca masada kalması gerektiğini düşünür. İşini erken bitirse bile masadan kalkamaz. Zorlandığında ise kalan süre gözünde büyür.

Bunun yerine bazı çalışma görevlerini çıktı üzerinden tanımlamak daha anlamlı olabilir.

Örneğin:

“Bu akşam 20 matematik sorusu + 15 paragraf sorusu.”

Böylece öğrencinin zihninde “Bir saat daha oturacağım.” düşüncesi yerine “Şu iki işi tamamlayacağım.” düşüncesi oluşur.

Elbette her öğrenci aynı değildir. Bazı öğrenciler zaman bloklarıyla, bazıları ise görev listeleriyle daha rahat çalışabilir.

Önemli olan çocuğun hangi yöntemde daha sürdürülebilir çalışabildiğini gözlemlemektir.


Zor soruda takılmak, çalışmayı bırakmanın en kolay yollarından biridir

Ders çalışmayı bırakan öğrencilerin tamamı çalışmak istemiyor değildir.

Bazen tek bir soru bütün çalışma akışını bozabilir.

Öğrenci soruyu çözemediğinde:

“Ben bunu yapamıyorum.”

diye düşünür.

Ardından birkaç dakika daha uğraşır. Sonuç değişmeyince motivasyonu düşer ve başka bir şeyle ilgilenmeye başlar.

Bu noktada çocuğa her sorunun hemen çözülmesi gerektiğini öğretmek yerine farklı bir yöntem kazandırmak daha değerlidir:

Takıldığın soruyu işaretle, geç ve daha sonra geri dön.

Bu küçük alışkanlık özellikle deneme sınavlarında da önemlidir. Çünkü sınav başarısı yalnızca soruları bilmekle değil, zamanı ve dikkatini doğru yönetmekle de ilgilidir.


Telefonu kaldırmak tek başına çözüm olmayabilir

Ders çalışırken telefonun dikkat dağıtması elbette mümkündür. Ancak yalnızca telefonu başka bir odaya koymak, çalışma probleminin tamamını çözmeyebilir.

Çocuk masaya oturuyor, telefon yok ama:

  • Ne çalışacağını bilmiyor,
  • Çalışma hedefi çok büyük,
  • Konuyu anlamıyor,
  • Nerede hata yaptığını bilmiyor,
  • Çalışmasının sonucunu göremiyor olabilir.

Bu durumda dikkat dağıtıcıların ortadan kaldırılması yalnızca problemin bir bölümünü çözer.

Dikkati korumak kadar, dikkatin yöneltileceği işi doğru tanımlamak da önemlidir.


Çocuğunuzun çalışma düzenini gözlemleyin

Bir hafta boyunca çocuğunuzun ders çalışma davranışını gözlemlemek bile önemli ipuçları verebilir.

Şunlara dikkat edin:

  • Hangi derste daha çabuk masadan kalkıyor?
  • Hangi saatlerde daha rahat çalışıyor?
  • Zor sorularda ne yapıyor?
  • Yanlışlarını kontrol ediyor mu?
  • Çalışmaya başlaması mı, çalışmayı sürdürmesi mi daha zor?
  • Uzun süre çalıştığında gerçekten verimli mi?
  • Çalışma planını kendisi uygulayabiliyor mu?

Bu soruların cevapları, “Çocuğum ders çalışmıyor.” cümlesinden çok daha değerli bilgiler verir.

Çünkü asıl mesele bazen çalışmamak değil, çalışma sisteminin öğrenciye uygun olmamasıdır.


Küçük hedefler, sürdürülebilir bir düzen oluşturabilir

Ders çalışma alışkanlığı bir gecede oluşmaz.

Çocuğunuz uzun süre çalışamıyorsa ilk hedefi bir anda saatlerce masada tutmak olmayabilir.

Daha gerçekçi bir başlangıç:

Net görev → kısa çalışma → kontrol → kısa mola → yeni görev

şeklinde olabilir.

Öğrenci zaman içinde kendi çalışma ritmini tanımaya başladıkça görevlerin kapsamı da artırılabilir.

Burada önemli olan tek bir günün performansı değil, düzenin sürdürülebilir olmasıdır.

Çünkü akademik başarı çoğu zaman bir akşam çok çalışmaktan değil, doğru çalışma alışkanlıklarının zaman içinde tekrarlanmasından oluşur.


Peki ne zaman destek almak gerekir?

Eğer çocuğunuz uzun süredir ders çalışmaya başlamakta veya çalışmayı sürdürmekte ciddi biçimde zorlanıyorsa, yalnızca “daha çok çalışmalısın” demek yerine problemin kaynağını anlamaya çalışmak gerekir.

Konu eksikleri, yanlış çalışma alışkanlıkları, zaman yönetimi sorunları, sınav kaygısı veya öğrencinin kendi seviyesinin üzerinde hedeflerle karşılaşması farklı şekillerde kendini gösterebilir.

Bu nedenle öğrenciyi sadece çalışma süresi üzerinden değerlendirmek yerine çalışma sürecinin tamamına bakmak daha sağlıklı bir yaklaşım sunar.

Sonuç

Çocuğunuz ders çalışmaya başlayıp 10 dakika sonra masadan kalkıyorsa, ilk soru:

“Neden çalışmak istemiyor?”

olmak zorunda değil.

Bazen daha doğru soru şudur:

“Çalışmasını zorlaştıran şey tam olarak ne?”

Çünkü doğru problemi bulduğunuzda çözüm de değişir.

Daha uzun süre masada oturmak yerine daha net hedefler koymak, zorlandığı noktaları belirlemek ve öğrencinin kendi çalışma düzenini oluşturmasına yardımcı olmak çok daha kalıcı sonuçlar verebilir.

Ders çalışma alışkanlığı baskıyla değil, doğru sistemle güçlenir.

Powered by Joinchat

LAAS Akademi'ye sosyal medyadan mı ulaştınız? 👋

Programlarımız hakkında merak ettiğiniz tüm detayları doğrudan ekibimizden öğrenebilirsiniz.

WhatsApp'tan Bilgi Al →

ChatGPT'den LAAS Akademi'yi mi keşfettiniz? 👋

Programlarımız hakkında merak ettiğiniz tüm detayları doğrudan ekibimizden öğrenebilirsiniz.

WhatsApp'tan Bilgi Al →