Bir öğrencinin derste anlamadığı bir konuyu sorması, eğitim sürecinin en doğal parçalarından biridir. Ancak her öğrenci bunu kolayca yapamaz. Derste soru sormaya çekinen öğrenci için;

Bazı öğrenciler öğretmenine soru sormaktan çekinir. Bazıları arkadaşlarının yanında yanlış cevap vermekten korkar. Bazıları ise anlamadığı bir noktayı belli etmemek için sessiz kalmayı tercih eder.

Özellikle ortaokul yıllarında bu durum zamanla önemli bir probleme dönüşebilir.

Çünkü öğrenci anlamadığı bir konuyu sormadığında konu ortadan kaybolmaz. Bir sonraki konuya geçildiğinde eksik bilgi yeni konunun anlaşılmasını da zorlaştırabilir.

Bu nedenle bazen bir öğrencinin akademik başarısındaki sorun, “Ders çalışmıyor.” şeklinde görünse de altında çok farklı bir neden olabilir:

Belki de öğrenci anlamadığı yerde soru sormaya çekiniyordur.

Peki böyle bir durumda birebir eğitim nasıl yardımcı olabilir?


Derste soru sormaya çekinen öğrenciler için birebir eğitim desteği
Birebir eğitim, öğrencilerin anlamadıkları noktaları daha rahat ifade edebilecekleri bir öğrenme ortamı sağlayabilir.

Derste Soru Sormaya Çekinen Öğrenci Neden Önemli Bir Sorundur?

Bir öğrencinin bir konuyu anlamaması tek başına büyük bir problem değildir.

Asıl problem, anlamadığı halde bunu ifade edememesi olabilir.

Örneğin matematik dersinde kesirlerle ilgili bir konuyu tam olarak kavrayamayan bir öğrenci düşünelim.

Ders sırasında öğretmen:

“Buraya kadar anlaşıldı mı?”

diye sorduğunda öğrenci sessiz kalabilir.

Belki arkadaşlarının yanında soru sormak istemiyordur.

Belki “Bunu herkes anlamıştır, bir tek ben anlamadım.” diye düşünüyordur.

Belki de yanlış bir soru sorup arkadaşlarının dikkatini üzerine çekmekten çekiniyordur.

Ders devam eder.

Bir sonraki hafta yeni konuya geçilir.

Ancak yeni konu önceki konunun üzerine kuruluyorsa öğrenci bu kez daha fazla zorlanmaya başlayabilir.

Böylece küçük bir konu eksiği zaman içerisinde daha büyük bir öğrenme boşluğuna dönüşebilir.


Her Sessiz Öğrenci Konuyu Anlamış Değildir

Velilerin burada dikkat etmesi gereken önemli noktalardan biri de budur.

Sessizlik her zaman öğrenme anlamına gelmez.

Bir öğrenci derste öğretmeni dinliyor olabilir.

Notlarını alıyor olabilir.

Sorulan sorulara başını sallayarak karşılık verebilir.

Ancak konu ile ilgili kendi başına bir soru çözdüğünde zorlanabilir.

Bu nedenle öğrencinin öğrenme durumunu yalnızca dersteki davranışına bakarak değerlendirmek yeterli değildir.

Öğrencinin öğrendiğini gösterebilmesi, soru çözebilmesi ve gerektiğinde kendi eksiklerini ifade edebilmesi gerekir.


Birebir Eğitimde Öğrencinin Soru Sorması Neden Daha Kolay Olabilir?

Birebir eğitimin önemli avantajlarından biri, öğrencinin karşısında yalnızca kendisine ayrılmış bir eğitim zamanının bulunmasıdır.

Öğrencinin:

  • “Burayı anlamadım.”
  • “Bu soruyu neden böyle çözüyoruz?”
  • “Bir daha anlatabilir misiniz?”
  • “Ben burada neden yanlış yaptım?”
  • “Bu konuyu tam olarak oturtamadım.”

demesi için sınıfın tamamının önünde konuşması gerekmez.

Öğretmen ile öğrenci arasındaki iletişim doğrudan gerçekleşir.

Bu da bazı öğrencilerin kendilerini daha rahat ifade etmelerine yardımcı olabilir.

Burada amaç öğrenciyi sürekli soru sormaya zorlamak değildir.

Amaç, öğrencinin soru sormaktan çekinmediği bir öğrenme ortamı oluşturabilmektir.


Birebir Eğitimde Öğretmen Sadece Anlatan Kişi Olmamalı

İyi bir birebir eğitim sürecinde öğretmenin görevi yalnızca konuyu anlatıp öğrencinin anlayıp anlamadığını sormak değildir.

Öğretmenin öğrenciyi gözlemlemesi gerekir.

Öğrenci soruyu çözerken nerede duruyor?

Hangi adımda hata yapıyor?

Bir konuyu anlatırken hangi noktada zorlanıyor?

Soruyu çözerken yaptığı hata bilgi eksikliğinden mi kaynaklanıyor, yoksa dikkatsizlikten mi?

Bazen öğrencinin sormadığı sorunun cevabı, yaptığı hatanın içerisinde saklı olabilir.

Bu nedenle birebir eğitimde öğrenciyi dinlemek kadar öğrenciyi gözlemlemek de önemlidir.


“Anladım” Demek Gerçekten Anlamak Anlamına Gelmeyebilir

Öğrencilerin sık kullandığı cümlelerden biri:

“Anladım hocam.”

Ancak eğitimde bunun hemen ardından küçük bir kontrol yapmak oldukça değerlidir.

Örneğin öğretmen öğrenciden:

  • benzer bir soru çözmesini,
  • konuyu kendi cümleleriyle anlatmasını,
  • farklı bir soru tipini denemesini,
  • yaptığı işlemi açıklamasını

isteyebilir.

Çünkü gerçek öğrenme, öğrencinin bilgiyi yalnızca dinlemesiyle değil, kullanabilmesiyle daha iyi anlaşılır.

Birebir eğitim bu açıdan öğretmene öğrencinin öğrenme durumunu daha yakından gözlemleme fırsatı sağlayabilir.


Öğrencinin Hata Yapmaktan Korkmaması Gerekir

Bazı öğrenciler için soru sormanın önündeki en büyük engel hata yapma korkusudur.

“Yanlış cevap verirsem ne olur?”

“Arkadaşlarım benimle dalga geçer mi?”

“Öğretmen benim bunu bilmiyor olmama kızar mı?”

gibi düşünceler öğrencinin katılımını azaltabilir.

Oysa öğrenme sürecinde hata yapmak olağandır.

Hatta doğru değerlendirildiğinde hata, öğrencinin hangi noktada desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteren önemli bir ipucudur.

Bu nedenle birebir eğitim ortamında öğrencinin:

yanlış yapabileceğini,

tekrar sorabileceğini,

konuyu yeniden dinleyebileceğini

ve öğrenmek için zamana ihtiyaç duyabileceğini bilmesi önemlidir.


5, 6 ve 7. Sınıflarda Bu Konu Neden Daha da Önemli?

Ortaokulun ilk yılları, öğrencilerin eğitim alışkanlıklarının şekillendiği önemli bir dönemdir.

  1. sınıfta ilkokuldan farklı bir akademik düzene geçilir.
  2. ve 7. sınıflarda ise derslerin kapsamı ve konular arasındaki bağlantılar giderek artar.

Bu dönemde öğrenci:

“Anlamadım ama sormayayım.”

alışkanlığı geliştirirse, ilerleyen yıllarda da benzer davranışı sürdürebilir.

Bunun tam tersine, öğrencinin:

“Anlamadım, tekrar sorabilirim.”

diyebilmesi önemli bir öğrenme alışkanlığıdır.

Bu nedenle birebir eğitim yalnızca mevcut bir konu eksiğini kapatmak için değil, öğrencinin kendi öğrenme sürecinde daha aktif olmasını desteklemek için de değerlendirilebilir.


Peki Her Soru Sormayan Öğrencinin Birebir Eğitime İhtiyacı Var mı?

Hayır.

Bir öğrencinin soru sormaktan çekinmesi tek başına birebir eğitime ihtiyaç duyduğunu göstermez.

Önemli olan bunun öğrencinin genel eğitim sürecini nasıl etkilediğidir.

Örneğin öğrenci:

  • derslerde sürekli sessiz kalıyorsa,
  • anlamadığı konuları ifade etmiyorsa,
  • aynı hataları tekrar tekrar yapıyorsa,
  • yardım istemekten kaçınıyorsa,
  • sınavlarda bildiği halde uygulamakta zorlanıyorsa,
  • konu eksikleri giderek artıyorsa,

velinin bu durumu biraz daha yakından değerlendirmesi faydalı olabilir.

Birebir eğitim ise bu öğrencilerden bazıları için değerlendirilebilecek seçeneklerden biri olabilir.


Birebir Eğitimde Asıl Değer “Tek Öğrenci” Olmak Değil

Birebir eğitimi yalnızca:

“Bir öğretmen, bir öğrenciyle ders yapıyor.”

şeklinde tanımlamak eksik kalır.

Asıl önemli olan, öğretmenin o öğrencinin ihtiyaçlarına göre hareket edebilmesidir.

Bir öğrenci bir konuyu hızlı öğrenebilir.

Bir başka öğrenci aynı konu için daha fazla örneğe ihtiyaç duyabilir.

Bir öğrenci soru çözerek daha iyi öğrenebilirken başka bir öğrenci konuyu önce sözlü olarak açıklamaya ihtiyaç duyabilir.

Birebir eğitimde öğretmenin bu farklılıklara göre dersin temposunu ve yaklaşımını değiştirebilmesi önemli bir avantajdır.


LAAS Akademi’de Birebir Eğitime Bakış

LAAS Akademi’de birebir eğitim yaklaşımının temelinde de öğrenciyi yalnızca ders başarısı üzerinden değerlendirmemek bulunuyor.

Çünkü bir öğrencinin hangi konuda zorlandığını anlamak kadar, neden zorlandığını anlamak da önemlidir.

Öğrencinin soru sormaya çekinmesi, konuyu yeterince anlamaması, çalışma düzeninde zorlanması veya belirli soru tiplerinde sürekli hata yapması farklı problemlerdir ve her birinin yaklaşımı farklı olabilir.

Bu nedenle birebir eğitim sürecinde öğrencinin ihtiyaçlarının anlaşılması ve derslerin bu ihtiyaçlara göre şekillendirilmesi önemsenir.

Amaç yalnızca o günün konusunu tamamlamak değil;

öğrencinin nerede olduğunu görmek,

hangi noktada desteğe ihtiyacı olduğunu belirlemek,

anlamadığı noktaları rahatça ifade edebilmesini sağlamak

ve zaman içerisinde gelişimini takip edebilmektir.

Özellikle 5, 6 ve 7. sınıf öğrencilerinde bu yaklaşım, öğrencinin kendi öğrenme sürecine daha fazla dahil olmasına yardımcı olabilir.


Bazen Çocuğun İhtiyacı Daha Fazla Ders Değil, Daha Fazla Alan Olabilir

Bir çocuğun akademik başarısı düştüğünde ilk akla gelen çözüm genellikle daha fazla çalışmaktır.

Daha fazla soru.

Daha fazla ödev.

Daha fazla ders.

Fakat bazen öğrencinin ihtiyacı bunlardan herhangi biri olmayabilir.

Belki öğrencinin anlamadığı yeri rahatça sorabileceği bir ortama ihtiyacı vardır.

Belki yaptığı hatayı çekinmeden gösterebilmesi gerekiyordur.

Belki öğretmenin onun seviyesine göre biraz daha yavaş ilerlemesine ihtiyaç duyuyordur.

Belki de başarısız olduğu düşünülen bir öğrenci değil, doğru şekilde desteklenmemiş bir öğrencidir.

Bu nedenle birebir eğitim değerlendirilirken yalnızca:

“Çocuğumun notları yükselir mi?”

sorusunu değil,

“Çocuğum öğrenirken kendisini rahatça ifade edebiliyor mu?”

sorusunu da sormak gerekir.


Soru Sorabilmek de Bir Öğrenme Becerisidir

İyi bir eğitim ortamında öğrencinin her şeyi bilmesi beklenmez. Soru Sorabilmek de Bir Öğrenme Becerisidir

Tam tersine, öğrencinin bilmediği şeyi fark edebilmesi ve yardım isteyebilmesi desteklenmelidir.

“Anlamadım.”

“Tekrar anlatabilir misiniz?”

“Burada neden hata yaptım?”

“Bu soruyu farklı bir yöntemle çözebilir miyiz?”

diyebilen bir öğrenci, kendi öğrenme sürecinin aktif bir parçası olmaya başlar.

Birebir eğitim de bu açıdan yalnızca akademik eksikleri gidermek için değil, öğrencinin kendisini daha rahat ifade edebileceği ve ihtiyaç duyduğu desteği daha doğrudan alabileceği bir eğitim ortamı oluşturmak için değerlendirilebilir.

Çünkü bazen bir öğrencinin ihtiyacı daha fazla anlatım değil, “Sorabilirsin, birlikte tekrar bakabiliriz.” diyebilecek bir öğretmendir.

LAAS Akademi’nin birebir eğitim yaklaşımında da hedef, öğrenciyi yalnızca ders sırasında karşısında oturan bir öğrenci olarak değil, gelişimi takip edilen, ihtiyaçları anlaşılmaya çalışılan ve öğrenme sürecine aktif olarak dahil edilen bir birey olarak ele almaktır.

Powered by Joinchat

LAAS Akademi'ye sosyal medyadan mı ulaştınız? 👋

Programlarımız hakkında merak ettiğiniz tüm detayları doğrudan ekibimizden öğrenebilirsiniz.

WhatsApp'tan Bilgi Al →

ChatGPT'den LAAS Akademi'yi mi keşfettiniz? 👋

Programlarımız hakkında merak ettiğiniz tüm detayları doğrudan ekibimizden öğrenebilirsiniz.

WhatsApp'tan Bilgi Al →